<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İlhan Sungur &#187; Hukuk</title>
	<atom:link href="http://www.ilhansungur.com/tag/hukuk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ilhansungur.com</link>
	<description>Kartlı yaşam güzeldir, özellikle karta muhtaç değilsen...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Aug 2011 07:16:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Kredi kartı tartışması yeniden alevleniyor</title>
		<link>http://www.ilhansungur.com/2010/03/kredi-karti-tartismasi-yeniden-alevleniyor/</link>
		<comments>http://www.ilhansungur.com/2010/03/kredi-karti-tartismasi-yeniden-alevleniyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Mar 2010 22:21:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isungur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sektörden]]></category>
		<category><![CDATA[banka sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[kredi kartı]]></category>
		<category><![CDATA[Yasalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilhansungur.com/?p=471</guid>
		<description><![CDATA[ABD kredi kartları yasasında Türkiye deneyimini örnek almalı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div></div>
<div style="line-height: 2em;"><strong>New York  Times Kongre’nin kredi kartı kullanıcılarını mağdur eden uygulamaları  yasaklayan bir düzenlemeyi kabul ettiğini hatırlatıyor. Ancak gazete,  Merkez Bankası’nın yasanın gerektirdiği kuralları hala belirlememesini  eleştiriyor</strong></div>
<div>17 Mart 2010 Çarşamba Saat:  08:54</div>
<p><img src="http://www.finansgundem.com/resimler/img_45_kartkredi.jpg" border="0" alt="Kredi kartı tartışması yeniden alevleniyor" hspace="10" vspace="10" width="190" align="right" /></p>
<p><!-- yazi --><span id="contextual"> &#8220;FED, uzun yıllar boyunca kredi kartı sektörünün çıkarlarını  tüketicilerin çıkarlarından daha fazla önemsedi. Bu ay açıklanan taslak  kurallar da rahatsız edici ölçüde yetersiz kalıyor. Oysa kredi  kartlarıyla ilgili kuralları belirleme yetkisine sahip olan Merkez  Bankası’nın tüketicilerden yana tavır alması gerekir. Mevzuat, bütün  gecikme faizlerinin ve diğer cezaların bir tefeci mantığıyla değil,  makul ve ölçülü biçimde belirlenmesini gerektiriyor. Genel olarak  bakıldığında, kredi kartı şirketlerinin bu kurala saygı duymadığını  görüyoruz. Dolayısıyla, bu cezaların nasıl uygulanacağı konusunda Merkez  Bankası çok net kurallar belirlemelidir.&#8221;</p>
<p>USA Today Bank of America’nın vereceği kredilerin limitini  müşterilerinin kazançlarıyla sınırlama kararını destekliyor. Gazete,  bunun hem tüketicilerin, hem iş dünyasının hem de hükümetin çıkarına  olduğunu savunuyor.</p>
<p>&#8220;Bankalar, geçen yıl kredi limitini aşan müşterilerine verdikleri  kredilerden 38,5 milyar dolar kazandılar. Finans sektörü, yıllarca bu  uygulamayı müşterilerin talebi doğrultusunda sürdürdüğünü ısrarla  vurguladı. Şimdi, büyük bir bankanın müşterilerini sağılacak inek gibi  görmekten vazgeçmesi, sevindirici bir karardır. Belki bundan sonra bir  Wall Street firması da yatırımcıları kırpılacak koyun gibi görmekten  vazgeçer. On yılı aşkın bir süredir, tüketiciler gelirlerinin üstünde  harcamalar yaptılar ve bankacılık sektörü de bunu teşvik etti. Mali  sorunlardan kurtulmak için herkesin geliri kadar harcama yapması, bunun  üstünde harcama yapmak istediğinde “hayır” cevabı alması hem tüketiciler  hem de bütün ülke açısından olumlu bir gelişmedir.&#8221;</span></p>
<p><span>Finansgündem&#8217;den<br />
</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilhansungur.com/2010/03/kredi-karti-tartismasi-yeniden-alevleniyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Parayla Şaka Olmaz</title>
		<link>http://www.ilhansungur.com/2009/11/parayla-saka-olmaz/</link>
		<comments>http://www.ilhansungur.com/2009/11/parayla-saka-olmaz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Nov 2009 21:01:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isungur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Memleketim]]></category>
		<category><![CDATA[Yasalar]]></category>
		<category><![CDATA[banka]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[kamera]]></category>
		<category><![CDATA[para]]></category>
		<category><![CDATA[şaka]]></category>
		<category><![CDATA[zimmet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilhansungur.com/?p=407</guid>
		<description><![CDATA[Samsun&#8217;da çalıştığı bankada sayım sırasında arkadaşlarına para alıyormuş gibi şaka yapınca başına gelmedik kalmadı! SAMSUN (İHA) Samsun&#8217;da görev yaptığı bankada akşam sayımı sırasında arkadaşlarına para alıyormuş gibi güvenlik kamerasına doğru şaka yapan bayan operasyon şefi, bir gün sonra bankadan 50 bin euronun çalındığının ortaya çıkması üzerine &#8216;zimmet&#8217; suçundan 7 yıl 6 ay hapis, 30 bin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Samsun&#8217;da çalıştığı bankada sayım sırasında arkadaşlarına para alıyormuş gibi şaka yapınca başına gelmedik kalmadı! SAMSUN (İHA)</p>
<p>Samsun&#8217;da görev yaptığı bankada akşam sayımı sırasında arkadaşlarına para alıyormuş gibi güvenlik kamerasına doğru şaka yapan bayan operasyon şefi, bir gün sonra bankadan 50 bin euronun çalındığının ortaya çıkması üzerine &#8216;zimmet&#8217; suçundan 7 yıl 6 ay hapis, 30 bin TL&#8217;de para cezasına çarptırıldı.</p>
<p>Mahkeme heyeti ayrıca, bayan bankacının 50 bin euro parayı de geri ödemesine karar verdi. TEB Samsun Şubesi&#8217;nde operasyon şefi olarak görev yaparken akşam sayımından sonra kasaya konulmak üzere çantaya konulması gereken paraların arasından 50 bin euroyu kendi çantasına koyduğu iddiasıyla &#8216;zimmetine para geçirmek&#8217; suçundan hakkında dava açılan Dilek Şahin (34) Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nde yargılanması sona erdi. Tutuksuz olarak yargılanan Dilek Şahin, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.</p>
<p>Müdürlüğe terfi beklerken güvenlik kamerası karşısında böyle bir olayı gerçekleştirmesinin mümkün olmadığını belirten Şahin, &#8220;Normalde kasayı sayarak teslim alıyoruz. TL ve dövizi ayrı ayrı çantalara yerleştiriyoruz. Paralar elimizdeydi. O sıra gişedeki bir arkadaş, &#8216;Paraları aldık. Elinde paralar nereye gidiyorsun?&#8217; deyince kameraya doğru şaka yaptım. Bu sırada arkadaş kameranın çektiğini gösterdi. Şakalaşıp parayı kasaya gönderdik. Bir gün sonra 50 bin euro kasa açığı çıktı. Bana, &#8216;Sen kameraya doğru şaka yapmıştın, sen almış olabilir misin?&#8217; diye sordular.</p>
<p>Müfettişler geldi ve daha sonra hakkımda dava açıldı. Birileri parayı aldı, kameraya doğru şaka yapınca olay benim üzerime kaldı&#8221; dedi. Bankanın güvenlik kamerası kayıtlarında şaka olayı saniye saniye kaydedilirken, paranın alınma olayının ise kesin olarak belli olmadığı ortaya çıktı. Mahkeme heyeti, Dilek Şahin&#8217;i vicdani kanaatlerine göre &#8216;zimmet&#8217; suçundan 7 yıl 6 ay hapis, 30 bin TL de adli para cezasına çarptırdı. Şahin&#8217;in ayrıca 50 bin euro parayı geri ödemesine karar verildi. Dilek Şahin&#8217;in avukatı Suat Uzun, Yargıtay&#8217;a itirazda bulunacaklarını söyledi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilhansungur.com/2009/11/parayla-saka-olmaz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hoş Gelişler Ola 5915 Sayılı Yasa</title>
		<link>http://www.ilhansungur.com/2009/07/hos-gelisler-ola-5915-sayili-yasa/</link>
		<comments>http://www.ilhansungur.com/2009/07/hos-gelisler-ola-5915-sayili-yasa/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 13:16:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isungur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Di-yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Yasalar]]></category>
		<category><![CDATA[5464]]></category>
		<category><![CDATA[5915]]></category>
		<category><![CDATA[Bankacılık]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[kanun]]></category>
		<category><![CDATA[kart]]></category>
		<category><![CDATA[kart hamili]]></category>
		<category><![CDATA[kredi kartı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilhansungur.com/?p=259</guid>
		<description><![CDATA[5915 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunununda değişiklik yapan kanun hakkında.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong></p>
<p>TBMM tarafından 24.6.2009 tarihinde kabul edilen 5915 sayılı “Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” iki maddelik bir kanundur. Bir maddenin geçici madde olduğu düşünülürse tek Maddelik bir kanun olduğu dahi söylenebilir. Birinci madde 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 24.maddesini değiştirirken, ikinci madde temerrüde düşmüş kredi kartı borçlularının borçlarını yeniden yapılandırma imkanı veren geçici bir maddedir.<span id="more-259"></span></p>
<p>Birinci maddede, 5464 sayılı yasanın 24/3 fıkrasındaki “Sözleşmede belirtilen asgari tutar, dönem borcunun yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Hesap özetinde yer alan asgari ödeme tutarı son ödeme tarihinde ödenmediği taktirde, kart hamili ödenmeyen tutar için sözleşmede öngörülen gecikme faizi dışında bir yükümlülük altına sokulamaz” hükmünü genişleterek, “Sözleşmede belirtilen asgari tutar dönem borcunun yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Kurul Hazine Müsteşarlığı ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının olumlu görüşünü alarak, bu oranı yüzde kırka kadar artırmaya, artırdığı oranı yüzde yirmiye kadar düşürmeye veya belirtilen sınırlar dahilinde söz konusu oranı kart hamili grupları itibariyle farklılaştırmaya yetkilidir. Hesap özetinde yer alan asgari ödeme tutarı son ödeme tarihinde ödenmediği takdirde kart hamili ödenmeyen tutar için sözleşmede öngörülen gecikme faizi dışında bir yükümlülük altına sokulamaz” şeklinde iki ana unsuru maddeye eklemiştir.</p>
<p>Birincisi %20 asgari ödeme oranını sabit oran olmaktan çıkarıp bu oranı iki katına kadar artırmaya veya eski haline kadar düşürmeye BDDK’ya yetki tanınmıştır. Ancak bu konuda BDDK tek başına yetkili kılınmamış, Hazine Müsteşarlığı ile T.C.Merkez Bankasının da olumlu görüş bildirmeleri şartına bağlamıştır.</p>
<p>Bu değişikliğin ilgi çekici yönü, oranın yalnızca artırım yönünde değiştirilebilmesi, düşürme yönünde yetki tanınmamasıdır. Asgari ödeme oranı konusunda yasama organının bir saplantısı olduğunu görüyoruz. 5464 sayılı yasanın taslağında asgari ödeme oranı %10 olarak öngörülmüştü. Ancak mecliste %20’ye çıkarıldı. BU kez 5915 sayılı yasa taslağında BDDK’ya asgari ödeme oranını değiştirebilme yetkisi veren madde, asgari ödeme oranını %10 ile %30 arasında belirleyebilme yetkisini öngörüyordu, fakat meclis yine taban oranı %20’ye yükseltti.</p>
<p>Asgari ödeme oranının yüksek tutulma gerekçelerini, meclis tutanaklarından okuduğumuzda görüyoruz ki, tüm kaygı kredi kartları ile kredi kullanılmasını önlemek, kredi kartlarının kredileme kolaylığının kolay borçlanmaya teşvik etmesini önlemek, kartları ödeme aracına indirgemek, sektör jargonunda kullanıldığı haliyle “chargecard”a indirgemek. Bütün bu söylemlerin arkasında hep halkı korumak kollamak, koruyucu devlet olmak düşüncelerinin yattığı apaçık.</p>
<p>İyi niyet çok saygı değer bir nitelik şüphesiz.</p>
<p>Ancak madalyonun bir de ters tarafına bakalım.</p>
<p>BDDK raporlarına göre Mart 2009 itibariyle ülkemizde 43,5 milyon tedavülde kredi kartı vardır. Bu kartların toplam borç bakiyesi ise, 33,1 milyar TL’dir. Tüketici kredileri toplamı ise 80,55 milyar TL’dir. Takipteki alacaklar ise kredi kartlarında 3 milyar, tüketici kredilerinde 2,7 milyar TL’dir. Orantılarsak, tüketici kredilerinin %3,3’ü, kredi kartlarının %10’u vadesinde ödenememiş, icraya intikal etmiştir. Risk yönünden kredi kartlarının önde olduğu apaçık görülüyor. Kaldı ki, kredi kartı alacaklarının yasal takibe aktarılmasında da her zaman gecikme vardır, aktarılan kısım kadar normal hesaplarda kalmış temerrüde düşmüş müşterilerin de olduğu bilinir. Takipteki alacakların yüksek görünmesi hoş karşılanmaz. O nedenle bazı alacaklar idari takip safhasında uzun kalır, hemen yasal takip hesaplarına aktarılmaz. Aktarıldığında karşılık ayrılması gerekecek ve karlılık olumsuz yönde etkilenecektir.</p>
<p>Kredi kartı alacaklarının 11 milyar liralık kısmı taksitli olarak ödenmektedir. Bu rakamlardan anladığımıza göre, asgari ödeme oranı 11 milyar liralık borcu oluşturan kart hamillerini yakından ilgilendiriyor.</p>
<p>Asgari ödeme oranı artırıldığında, kart hamillerinin de hemen aynı oranda ödemelerini artırmaları beklenmemeli. BU kesim zaten mümkün olan en yüksek ödemeyi yapmaktadır. Asgari ödeme oranı artırıldığında borçluların muhtemelen büyük kısmı asgari ödeme tutarlarını ödeyemeyecek, ödeyemedikleri asgari ödeme tutarları için bu kez temerrüt faizi ödemek zorunda kalacaklardır. Daha da ötesi, asgari ödeme tutarını üç dönem yatıramayan borçlu, bu kez icra tehdidi altında kalacaktır. Düşük asgari ödeme oranı ile daha az oranda faiz ödeyerek borçluluğunu itibarlı bir şekilde sürdüren kart hamili, artan asgari ödeme oranı ile birlikte, hem daha yüksek maliyete katlanmak zorunda kalacak hem de icraya düşerek itibarını ve sosyal statüsünü yitirecektir. Düşük asgari ödeme oranları bu ihtimalleri ötelemişken, oranın yükselmesi ile kişi doğrudan batırılmıştır. Asgari ödeme oranını yükseltmekle kim korunmuş oluyor, sorusu ortadadır. Son günlerde iş âleminde çok tartışılan “kredilerin geri çağrılması” olayı, asgari ödeme oranının yükseltilmesi halinde bireylere uygulanmış olacaktır. Kaldı ki, ticari kesimde dahi geri çağırma gerçekte uygulanmadı.</p>
<p>Yasa koyucunun iyi niyeti açıkça ortada. Ancak, “cehenneme giden yolun iyi niyet taşları ile döşendiği” gerçeğini de unutmamak gerekiyor.</p>
<p>11 milyar TL tutarındaki kredi kartı alacağının taksitlendirilerek/kredilendirilerek ödendiğini görmüştük. BU kesim şu anda asgari ödem oranı ile durumunu idare etmeye çalışıyor. Yani borç bakiyelerinin %20’sini, ki toplam borcun 2,2 milyarı ediyor, ödeyerek borçluluklarını sorunsuz sürdürmeye uğraşıyorlar. Ödeme oranı %30’a çıkarılacak olursa, bu kesimin ödemesi gereken miktar 3,3 milyara çıkacaktır. Bunu ödeme imkanları çok şüphelidir. Yine en fazla 2,2 milyar ödeyebilecekler, ödeyemedikleri 1,1 milyar için temerrüt faizi ödemek zorunda kalacaklardır. Bu da kart hamillerinin 8,25 milyon TL fazla aylık ödeme yapmaları demektir. Yıllık 100 milyon TL’ye tekabül edecektir.</p>
<p>Kart hamillerini koruyalım derken, kart hamillerinin cebinden, hem de ödeme gücü en düşük kesimin cebinden, yıllık 100 milyon TL daha alınıp bankalara aktarılacaktır! İyi niyet…</p>
<p>Asgari ödeme oranı ile oynamanın yaratacağı diğer bir sorun da, bankaların bu oranı tek taraflı olarak artırma konusunda ne kadar yetkili oldukları hususudur. BDDK bu oranı %40’a çıkaracak olsa, %20 üzerinden düzenlenmiş eski sözleşmeler ne olacaktır. Kişiler arasında özel hukuk hükümlerine göre yapılmış bir sözleşme, sözleşmeye taraf olmayan kamu otoriteleri tarafından değiştirilmeye zorlanıyor. BU değişiklik kart hamillerine 5464 sayılı yasanın 25. maddesinde açıklandığı şekilde son hesap özetine konulacak bir not ile yapılacaktır. Kart hamili bu hesap özetini aldıktan sonra kartını kullanmaya devam ederse değişikliği kabul etmiş sayılacaktır.  Sözleşme değişikliğine ilişkin madde:</p>
<h1><em>Sözleşme değişiklikleri</em></h1>
<p><strong><em>MADDE 25 -</em></strong><em> Sözleşmede yapılacak değişiklikler kart hamiline bildirilir. Bu değişiklikler bildirimin yapıldığı döneme ilişkin son ödeme tarihinden itibaren hüküm ifade eder. Bildirimin ait olduğu döneme ilişkin son ödeme tarihinden sonra kartın kullanılmaya devam olunması halinde, sözleşmede meydana gelen değişikliklerin kabul edildiği addolunur. Faiz oranının artırılması durumunda ise bu değişikliğin hüküm ifa de edebilmesi için otuz gün önceden kart hamiline bildirilmesi zorunludur. Kart hamili faiz artırımına ilişkin bildirim tarihinden itibaren en geç altmış gün içinde tüm borcunu ödeyip kredi kartını kullanmaya son verdiği takdirde faiz artışından etkilenmez</em></p>
<p>Bu madde hükmüne göre, kart hamili, asgari ödeme oranının artırıldığını bildiren hesap özetini aldıktan sonra kartını kullanmaya devam ederse yeni ödeme oranını kabul etmiş sayılacak. BU hükmü tersinden okuyacak olursak, kartını kullanmayan kart hamili, asgari ödeme oranı değişikliğini kabul etmemiş sayılacak ve ona eski oran üzerinden hesap özeti gönderilmeye devam edilecektir.</p>
<p>5915 sayılı yasanın 1. maddesi, kamu hukukuna “müşteri segmentasyonu” kavramını da sokmuş bulunuyor! Yasa BDDK’ya, asgari ödeme oranını, belirtilen sınırlar içinde kalmak kaydıyla, “kart hamili gruplarına göre” farklı uygulama olanağı da getiriyor.  Bu yetki kapsamında BDDK; “Yaşı ellinin üzerinde olan müşterilerinize asgari ödeme oranını %40 uygulayın” diyebileceği gibi, “İstanbul’da oturanlar %35, Ankara’da oturanlar %20 ödesin” de diyebilir. Kart hamili gruplamalarının sınırı yoktur. Seçilen kriter ne ise gruplar o şekilde oluşur.</p>
<p>Sorun, bankaların veri tabanında olmayan bir kritere göre BDDK gruplama yapacak olursa, bankaların ne yapacağıdır.</p>
<p>Ya bankalar bu kurallara uymazsa ne olacak? 5464 sayılı yasanın 35. maddesi bunun yanıtını da vermiştir:</p>
<p><em>“</em><em>f) 24 üncü ve 25 inci maddelerine aykırılık halinde ikibin Yeni Türk Lirasından onbin Yeni Türk Lirasına kadar&#8230;”</em></p>
<p>Herkese iyi çalışmalar…</p>
<p>İlhan  Sungur</p>
<p>İstanbul, 01.07.2009</p>
<p style="text-align: justify;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilhansungur.com/2009/07/hos-gelisler-ola-5915-sayili-yasa/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>internet dolandırıcılığı 2</title>
		<link>http://www.ilhansungur.com/2009/06/internet-dolandiriciligi-2/</link>
		<comments>http://www.ilhansungur.com/2009/06/internet-dolandiriciligi-2/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Jun 2009 09:40:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isungur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargı Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[banka sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Bankacılık]]></category>
		<category><![CDATA[dolandırıcılık]]></category>
		<category><![CDATA[hacker]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilhansungur.com/?p=227</guid>
		<description><![CDATA[Muğla’nın Bodrum İlçesi’nde avukatlık yapan C. Ç, şifresini ele geçiren bilgisayar korsanlarının (hacker) iki yıl önce bir bankanın internet şubesinden 50 bin TL parasını çekmesi üzerine başlattığı hukuk mücadelesini kazandı. Ç’in, bir bankanın Halikarnas Şubesi’ndeki hesabından 2007’nin nisan ayında, bilgisi dışında internet şubesinden 50 bin TL’sinin başka hesaplara aktarıldığı ortaya çıktı. Araştırma sonucunda, Ç’in internet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Muğla’nın Bodrum İlçesi’nde avukatlık yapan C. Ç, şifresini ele geçiren bilgisayar korsanlarının (hacker) iki yıl önce bir bankanın internet şubesinden 50 bin TL parasını çekmesi üzerine başlattığı hukuk mücadelesini kazandı.</strong></p>
<p>Ç’in, bir bankanın Halikarnas Şubesi’ndeki hesabından 2007’nin nisan ayında, bilgisi dışında internet şubesinden 50 bin TL’sinin başka hesaplara aktarıldığı ortaya çıktı. Araştırma sonucunda, Ç’in internet şifresini ele geçiren hackerların hesabını boşalttığı belirlendi. C. Ç, hesabından bilgisi dışında havale yapılarak çekilen paranın tarafına ödenmesi için banka yetkilileriyle görüştü. Ancak, sonuç alamadı. Mahkeme geçen yıl, Ç. lehine karar verdi. Bankanın avukatları kararı temyiz etti. Yargıtay 19’uncu Hukuk Dairesi de, bu hafta başında objektif yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle bankanın kusurlu olduğunu belirterek, yerel mahkemenin verdiği kararı onadı. Ç, hesabından çekilen 50 bin TL’yi yasal faizleriyle birlikte 90 bin TL olarak geri aldı.</p>
<p><strong>2 bin TL sınırı<br />
</strong><br />
Davayı kazandığı için sevinçli olduğunu belirten Ç, &#8220;Bankaya hesap açtırdığımda internet aracılığı ile yapacağım işlemlerde, para aktarımı ve havaleleri 2 bin TL ile sınırlandırmıştım. Buna rağmen banka, bilgim dışında ele geçirilen şifrelerim kullanılarak hesabımdan 50 bin TL çekilmesine engel olamadığı gibi, kendi kusurundan dolayı beni cezalandırmak istedi. Bu dava, benzer durumdaki kişiler için de örnek teşkil edecek&#8221; dedi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilhansungur.com/2009/06/internet-dolandiriciligi-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnternet Dolandırıcılığında Sorumluluk Bankanın</title>
		<link>http://www.ilhansungur.com/2009/06/internet-dolandiriciliginda-sorumluluk-bankanin/</link>
		<comments>http://www.ilhansungur.com/2009/06/internet-dolandiriciliginda-sorumluluk-bankanin/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Jun 2009 07:18:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isungur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargı Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[banka]]></category>
		<category><![CDATA[Bankacılık]]></category>
		<category><![CDATA[dolandırıcılık]]></category>
		<category><![CDATA[hesap]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilhansungur.com/?p=220</guid>
		<description><![CDATA[Yargıtay, internet bankacılığı suçlarında bankaların canını yakacak bir karara imza attı. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, hesabındaki 20 bin YTL internet korsanı tarafından çekilen kişiye, bankanın, çekilen miktar kadar tazminat ödemesine karar verdi. YARGITAY 11. Hukuk Dairesi, hesabındaki 20 bin YTL internet korsanı tarafından çekilen kişiye, bankanın, çekilen miktar kadar tazminat ödemesine karar verdi. Bir bankaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Yargıtay, internet bankacılığı suçlarında bankaların canını yakacak bir karara imza attı. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, hesabındaki 20 bin YTL internet korsanı tarafından çekilen kişiye, bankanın, çekilen miktar kadar tazminat ödemesine karar verdi.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>YARGITAY</strong> 11. Hukuk Dairesi, hesabındaki 20 bin YTL internet korsanı tarafından çekilen kişiye, bankanın, çekilen miktar kadar tazminat ödemesine karar verdi. Bir bankaya ait internet bankacılığı şifresi ele geçirilen ve 2 ayrı hesabındaki 20 bin 146 YTL’si çekilen hesap sahibi, gerekli güvenliği sağlamadığı iddiasıyla zararının tahsili için banka aleyhinde dava açtı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>BANKANIN SAVUNMASI:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Davayı görüşen Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne dilekçe sunan bankanın avukatı, hesap sahibinin kişisel bilgisayarının güvenliğini sağlamadığını, şifrenin girilmesinde sanal klavye kullanmadığını, havale işlemlerini sınırlayan parola kullanımını aktif hale getirmediğini öne sürerek, şifresini başkalarının ele geçirmesinde kusurlu olduğu yönünde savunma verdi. Mahkeme tarafından banka merkezinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda, davacının hesabındaki 20 bin 146 YTL’nin, üçüncü bir kişi tarafından internet şubesi aracılığıyla İzmir’deki hesabına aktarıldığı belirlendi.<span id="more-220"></span><!--more--></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>GÜVENLİK BANKANIN İŞİ:</strong>İnternet korsanının bu miktarı 15 dakika içinde 16 kez internet şubesine girerek gerçekleştirildiği de tespit edildi. Bilirkişi raporunda, bu süre içinde 16 kez para havalesini fark eden güvenlik sisteminin bankada bulunmadığı ve olaydan 2 gün sonra sisteme girmeye çalışan davacının, kullanıcı şifresinin değiştirilmesi nedeniyle hesabına erişememesine rağmen bankanın herhangi bir kilitleme yapmadığı belirtildi.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
<p style="text-align: justify;"><strong>YARGITAY ONADI:</strong>Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, bilirkişi raporu ve dosyadaki belgelere göre, bankanın objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, hafif kusurlarından dahi sorumlu olduğu, davacının şifresini koruma yükümlülüğüne uygun davranmadığı gerekçesiyle bankayı, hesaptan çekilen miktar kadar tazminata mahkûm etti. Banka avukatının temyiz başvurusunu inceleyen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, internet şubesine girişte sanal klavye kullanılmasının bilgisayar korsanlığını engellemede yeterli olmayacağına işaret ederek, yerel mahkeme kararını oy birliğiyle onadı.<strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilhansungur.com/2009/06/internet-dolandiriciliginda-sorumluluk-bankanin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karlı sektörlere hücum&#8230;</title>
		<link>http://www.ilhansungur.com/2009/06/karli-sektorlere-hucum/</link>
		<comments>http://www.ilhansungur.com/2009/06/karli-sektorlere-hucum/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Jun 2009 21:56:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isungur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Di-yorum]]></category>
		<category><![CDATA[banka]]></category>
		<category><![CDATA[Bankacılık]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[kart]]></category>
		<category><![CDATA[kart ücreti]]></category>
		<category><![CDATA[sektör]]></category>
		<category><![CDATA[ücret]]></category>
		<category><![CDATA[vekil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilhansungur.com/?p=212</guid>
		<description><![CDATA[Kart ücretlerini görüşen vekiller demişler ki, &#8221; Bankalar zaten kredi kartı işinden çok para kazanıyorlar. Ayrıca vatandaşa kart ücreti yüklemenin anlamı yok&#8221; demişlerdi. O halde sırada iyi kar getiren diğer sektörler de var demektir&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kart ücretlerini görüşen vekiller demişler ki, &#8221; Bankalar zaten kredi kartı işinden çok para kazanıyorlar. Ayrıca vatandaşa kart ücreti yüklemenin anlamı yok&#8221; demişlerdi.</p>
<p>O halde sırada iyi kar getiren diğer sektörler de var demektir&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilhansungur.com/2009/06/karli-sektorlere-hucum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kart ücretleri mi dediniz&#8230;</title>
		<link>http://www.ilhansungur.com/2009/06/kart-ucretleri-mi-dediniz/</link>
		<comments>http://www.ilhansungur.com/2009/06/kart-ucretleri-mi-dediniz/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Jun 2009 20:16:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isungur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Di-yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Bankacılık]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilhansungur.com/?p=138</guid>
		<description><![CDATA[Ey sevgili tüketici hakları savunucuları, Bu savunucuların dediğinden başka bir şey görmeyen kart hamilleri, Bu yaygaranın etkisinde kalıp kararlar alan tuketici hakem heyetleri, Bankaların, sözleşmelerinde yer almak kaydıyla, almakta en çok haklı oldukları kart ücretlerini eleştirmekten kafanızı kaldırıp neden diğer işlemlere bakmıyorsunuz? Bakın bakalım havale ücretlerine. Kendi hesabına para yatırdığında veya kendi hesabından para çektiğinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Ey sevgili tüketici hakları savunucuları,<br />
Bu savunucuların dediğinden başka bir şey görmeyen kart hamilleri,<br />
Bu yaygaranın etkisinde kalıp kararlar alan tuketici hakem heyetleri,<br />
Bankaların, sözleşmelerinde yer almak kaydıyla, almakta en çok haklı oldukları kart ücretlerini eleştirmekten kafanızı kaldırıp neden diğer işlemlere bakmıyorsunuz?<br />
Bakın bakalım havale ücretlerine.<br />
Kendi hesabına para yatırdığında veya kendi hesabından para çektiğinde dahi ödenen havale işlem ücretlerine.<br />
Kredi işlemleri sırasında alınan dosya ücreti, ekspertiz ücreti gibi, tamamen salma mantığıyla alınan ücretlere.<br />
Zaman zaman neredeyse %10, %20 gibi oranlara varan bu ücretlerden neden şikayet yok?<br />
Bence en çok tartışılması gereken bu ücretlerdir.<br />
Alınan ücretlerin, yapılan işlemin maliyetiyle filan hiç ilgisi yok.<br />
Piyasada kamu yararına düzenleyici rol oynaması gereken kamu bankaları bile bu furyaya uymuşken.<br />
Ödünç para verme işleri yasasının müşterileri koruyan düzenlemelerini yürürlükten kaldıran son Türk Büyüğü Özal&#8217;ı hayırla yad etmeye devam ederken, bu tür işlem ücretlerinden şikayet etmek de ne ola ki.<br />
Artık cebinizde 5 dolar ile yakalandınız diye hapse atılmıyorsunuz değil mi? Bundan dolayı mutluluğunuzu da hep dile getirdiniz değil mi? O zaman bu ücretlerden neden şikayet ediyorsunuz? Bunlar bir bütünün parçaları.<br />
Bu yaygaraları 25 sene evvel koparsaydınız anlamı vardı.<br />
Geçmiş olsun.<br />
Artık zevk almaya bakın&#8230;<br />
Değişime ayak uydurdular, çağa uydular, değil mi&#8230;<br />
Siz de uyun efendim.<br />
Siz de uyun.</p>
<p style="text-align: justify;"> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilhansungur.com/2009/06/kart-ucretleri-mi-dediniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Teknoloji Hukukun Farkında Mı?</title>
		<link>http://www.ilhansungur.com/2009/06/20/</link>
		<comments>http://www.ilhansungur.com/2009/06/20/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Jun 2009 05:51:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isungur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Di-yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilhansungur.com/?p=20</guid>
		<description><![CDATA[Cep telefonunuzun  birden görüşmelere kapatıldıgını farkediyorsunuz.  Araştırma yaptığınızda cep telefonununuzun IMEI numarası olarak bilinen elektronik kimlik numarasının kopyalanmış oldugunu, bu nedenle de bu numarayı taşıyan telefonların gorusmelere kapatıldığını ögreniyorsunuz. Konunun tarihçesini hatırlayalım. Cep telefonları kapkaçcıların hedefi haline gelmişti. Büyük şehirlerde elinizdeki telefonu bile kapıp gidiyorlardı. Doğal olarak da ikinci el telefon pazarında ucuz fiyatlarla el [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-full wp-image-116" title="cep" src="http://www.ilhansungur.com/wp-content/uploads/2009/06/telcepsams3310.jpg" alt="cep" width="170" height="170" />Cep telefonunuzun  birden görüşmelere kapatıldıgını farkediyorsunuz.  Araştırma yaptığınızda cep telefonununuzun IMEI numarası olarak bilinen elektronik kimlik numarasının kopyalanmış oldugunu, bu nedenle de bu numarayı taşıyan telefonların gorusmelere kapatıldığını ögreniyorsunuz.</p>
<p style="text-align: justify;">Konunun tarihçesini hatırlayalım.</p>
<p style="text-align: justify;">Cep telefonları kapkaçcıların hedefi haline gelmişti. Büyük şehirlerde elinizdeki telefonu bile kapıp gidiyorlardı. Doğal olarak da ikinci el telefon pazarında ucuz fiyatlarla el değiştiriyorlardı.</p>
<p style="text-align: justify;">Olay giderek kamuoyu gündeminin üst sıralarına yerleşti ve kamu otoriteleri göreve davet edildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Çalınan telefonların kullanılamaz hale getirilmesi cep telefonu hırsızlığına çözüm olarak sunuldu. Gerçekten de ikinci elde satış olanağı yoksa, o malın çalınmasının bir anlamı da olmazdı.<span id="more-20"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Bu fikir kabul gördü ve 2.7.2005 tarihli 5392 sayılı kanunla tüm telefon cihazlarının IMEI (Uluslararası taşınabilir cihaz kimliği) numaralarının kayıt altına alınması, görüşmeler sırasında bu numaraların kontrol edilmesi, kayıp çalıntı ihbarı yapılan telefon cihazlarının bu veri tabanında görüşmeye yasaklanması sistemi getirildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Son derece mantıklı ve doğru bir çözüm bulunmuştu. Ama Türkiye gerçekleri burada da hemen ortaya çıktı. Pek çok telefon kayıt dışıydı. Bunların kayıt altına alınması için ayrı bir süreç başlatıldı.</p>
<p style="text-align: justify;">Sorunlar bu şekilde de bitmedi. Aynı IMEI numarasını kullanan birden çok cihaz olduğu ortaya çıktı. Bu kez faturalı ve gerçek numara sahibi kişilerin telefonlarının açık tutulup bu telefonun numarasını kullanan korsan telefon cihazının gorusmeye kapatılması sorununa çozum bulunması gerekti.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu noktada uygulanan çozum  ilginçtir: Telefonların ayrımı yapılamadığından IMEI numarası tümden görüşmeye kapatılıyor. Yeni aldığı telefonun faturası elinde olduğu halde, vatandaşın telefonu görüşmeye kapatılıvermişti. Namuslu vatandaş,a hırsızla aynı ceza uygulanmıştı. Hakkını arayan vatandaşa da, “kimliğini, faturanı getir, gerçek hak sahibi olduğunu isbat et, senin cihazını bize bildireceğin bir numara için açalım” deniyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Böyle bir hukuk anlayışı olmasa gerek.</p>
<p style="text-align: justify;">Bildiğimiz kadarıyla suç ve ceza kişiseldir.</p>
<p style="text-align: justify;">Vatandaşın telefonunun kapatılması, bir cezadır. Ceza hukuku mantığı içerisinde düşünülmeyi hakeder.</p>
<p style="text-align: justify;">Masum vatandaşın telefonunun görüşmeye kapatılması (bir anlamda müsadere edilmesi), peşinen mahkum edilen vatandaşın suçsuzluğunu ispata davet edilmesinden başka bir anlam taşır mı?</p>
<p style="text-align: justify;">Ceza hukukunda onemli bir ilke hatırlarım: “Bir kişiyi dahi suçsuz yere mahkum etmektense, bırakın bin suçlu serbest kalsın”</p>
<p style="text-align: justify;">Bu prensip, haksız mahkumiyetlerin yaratacağı toplumsal tahribatın onemini vurgular.</p>
<p style="text-align: justify;">Cep telefonlarına uygulanan bu kısmi müsadere, masum vatandaşa uygulanan bir müeyyidedir. Böyle bir uygulama hukuka uygun duşüyorsa, plakası veya motor numarası taklit edilmiş bir aracın tesbiti halinde, o numaraların gerçek sahibi olan aracın da trafikten men edilmesini gerektirir. Böyle bir uygulama niye yok acaba? Örneği biraz daha abartırsak, vatandaşlık kimlik numarası başka bir yerde sahtecilikle kullanılan bir kişinin kimliğine el konması, kimliğinin iptal edilmesi de duşünülebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Teknolojinin bazı uygulamalara olanak sağlaması, o uygulamanın hemen yürürlüğe konabileceği anlamına gelmiyor maalesef. Öncelikle o uygulamanın hukuka uygunluğu ve kişilerin temel hak ve özgürlükleri açısından da irdelenip, kişisel hakları çiğneyip çiğnemediğine karar verildikten sonra uygulamaya konması gereklidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Aynı IMEI numarasını kullanan başka bir cep telefonunun kullanımda olması, o numaranın gerçek sahibine bir zarar vermemektedir.  Kamu otoritesi bu konuda bir yasaya aykırılık saptadıysa, usulsüz kullanılan telefonu takibe alarak musadere etmeye çalışmalı, gerçek hak sahibini taciz etmemelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu noktada önemli olan, herhangi bir IMEI numarasının gerçek hak sahibinin, bu numaranın görüşmelere kapatılması talebinin vaki olup olmamasıdır. Asıl olan böyle bir talep uzerine bu numaralara bloke konması, kullanıma kapatılmasıdır. İstenen önlem budur.</p>
<p style="text-align: justify;">Yasanın 25/d maddesi de bu amacı vurgulamaktadır:</p>
<p style="text-align: justify;">“MADDE 25d.- Elektronik kimlik bilgisini haiz cihazlar için Kurum, bilgi ve ihbar merkezi kurar veya kurdurur. Kurum sistemine kayıtlı olan elektronik kimlik bilgisini haiz cihazı çalınan, yağmalanan, kaybeden veya her ne suretle olursa olsun  rızası dışında elinden çıkan  kişiler öncelikle cihazının elektronik haberleşme bağlantısının kesilmesi için Kurumun bilgi ve ihbar merkezine başvurur. Kurum, şüpheliye isnat edilen suça ilişkin bilgi elde ettiğinde Cumhuriyet Başsavcılığına bildirir.”</p>
<p style="text-align: justify;">Gerçek hak sahibinin başvurusu olmadan cihazının görüsmeye kapatılması, temel haklara uygun düşmüyor. Bir fiil nedeniyle kusurlu ve kusursuz iki kişinin aynı anda cezalandırılması da ceza hukuku prenipleri ile uyuşmuyor. Teknolojinin insanlığa hizmet etmesi, hukuka uygun kullanılmasına, temel hak ve özgürlüklere zarar vermemesi şartına bağlıdır. Bu en temel kurallara uyulmadığında, teknoloji insan hak ve özgürlüklerinin baş düşmanı haline gelebilir. Yapılan uygulamalar kanuna dayansa bile. Bu durumlarda anayasa yargısı göreve davet edilmek zorundadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Konunun bu yönlerden tekrar ele alınması, telefonların goruşmeye kapatılmasının hak sahibinin insiyatifine bırakılması şeklinde yeniden düzenlenmesi, hakkaniyete daha uygun düşecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">İlhan Sungur<br />
İstanbul, 24.6.2007</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilhansungur.com/2009/06/20/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Banka Kartları ve Kredi Kartları Yönetmeliği Üzerine Bazı Gözlemler</title>
		<link>http://www.ilhansungur.com/2009/06/banka-kartlari-ve-kredi-kartlari-yonetmeligi-uzerine-bazi-gozlemler/</link>
		<comments>http://www.ilhansungur.com/2009/06/banka-kartlari-ve-kredi-kartlari-yonetmeligi-uzerine-bazi-gozlemler/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Jun 2009 05:40:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isungur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Di-yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Yönetmelikler]]></category>
		<category><![CDATA[Bankacılık]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilhansungur.com/?p=14</guid>
		<description><![CDATA[10.3.2007 tarihinde yayınlanan Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkında Yönetmelik’te, Kredi kartı sözleşmelerinde yer alacak hususları düzenleyen 17. Maddenin 5/f fıkrasında, limit aşımlarına ilişkin olarak da oldukça detaylı bir düzenleme görmekteyiz. Hangi şartlar altında limit aşımına cezai faiz “Kanunun 9 uncu maddesi uyarınca belirlenecek kredi kartı limitinin kart çıkaran kuruluşun insiyatifi dışında kart hamilinin harcamalarıyla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">10.3.2007 tarihinde yayınlanan Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkında Yönetmelik’te, Kredi kartı sözleşmelerinde yer alacak hususları düzenleyen 17. Maddenin 5/f fıkrasında, limit aşımlarına ilişkin olarak da oldukça detaylı bir düzenleme görmekteyiz.</p>
<p style="text-align: justify;">Hangi şartlar altında limit aşımına cezai faiz</p>
<p style="text-align: justify;">“Kanunun 9 uncu maddesi uyarınca belirlenecek kredi kartı limitinin kart çıkaran kuruluşun insiyatifi dışında kart hamilinin harcamalarıyla aşılması durumunda veya tahsis edilen limitin yüzde yirmisini geçmemesi ve bir sonraki hesap döneminde kapatılması koşuluyla, bir takvim yılında ikiden fazla olmamak üzere, kart limitinde aşım oluşması halinde, aşılan miktara işlem tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süre için akdi faiz yürütüleceği,” belirtilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Burada asıl amacın, kısa dönemli ve sık tekrarlanmayan limit aşımlarında kart hamillerini cezai faiz uygulamalarından korumak olduğu anlaşılmaktadır. Ancak bu amaçla konan kuralların lafzı, uygulamada sıkıntı verebilecek niteliktedir. Kart yayımcısı, eğer limit aşımı;</p>
<p style="text-align: justify;">a.  kart hamilinin harcamalarıyla aşılmışsa,<br />
b.  tahsis edilen limitin yüzde yirmisini geçmiyorsa,<br />
c.   bir sonraki hesap döneminde kapatılacaksa,<br />
d.   bir takvim yılında ikiden fazla aşım olmadıysa,<br />
akdi faiz uygulamaya mecburdur. Diğer deyişle, bu şartlara uyan limit aşımlarına cezai faiz uygulayamayacaktır.<span id="more-14"></span></p>
<p style="text-align: justify;">“Kart hamilinin harcamalarıyla aşılması” koşulu ilginç bir durum ortaya koyuyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Kart limiti kart hamillerinin harcamalarıyla aşılmadığı zaman, kart yayımcısının tasarrufu ile aşılabilir demektir. Yönetmelik, “kart çıkaran kuruluşun insiyatifi dışında kart hamilinin harcamalarıyla aşılması durumunda” şartını getirdiğinden kart çıkaran kuruluşun tasarrufu ile oluşan limit aşımlarında cezai faiz uygulanmasına izin verilmiş olmaktadır. Kartı veren kuruluşun tasarrufları ile limit aşımının ortaya çıkabileceği üç durum söz konusudur:</p>
<p style="text-align: justify;">Birincisi, kart limitinin harcamalarla dolmuş olduğu bir dönemde hesap kesimi yapılıp faiz tahakkuk ettirildiğinde faiz ve vergiler kadar limitte aşım ortaya çıkacaktır. Bu uygulamada kart hamilinin kredi limiti kadar kullanımı söz konusudur, taşkınlık kartı veren kuruluşun  kendi yarattığı bir olaydır. Taşan kısım bu nedenle cezai faize zaten konu edilmemelidir. Kart hamilinin cezai faizi hakedecek bir eylemi söz konusu değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">İkinci durum da, kart yayımcısının kartın limitini düşürmesidir. Bu durumda da kart hamilinin yapacağı bir şey yoktur, taşkınlık kart yayımcısı kuruluşun tasarrufu ile ortaya çıkmıştır, Bu nedenle kart hamilinin cezalandırılmasının mantığı yoktur. Ancak yönetmeliğin “kart çıkaran kuruluşun insiyatifi dışında kart hamilinin harcamalarıyla aşılması” durumuna münhasıran akdi faiz uygulamasını öngördüğünden, bu iki durum cezai faize doğrudan konu olabilir gibi hukuka ters bir yorum ortaya çıkmakta, kart hamillerinin insiyatifi ile aşılması halinde ise cezai faizin uygulanabilmesi şartlara bağlanmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Üçüncü ve en vahim durum ise, Kart limiti dolu olduğu halde kart çıkaran kuruluşun otorizasyon vererek limitin üzerine çıkılmasını onaylamasıdır. Bu durumda ise kart hamilinin değil, kart yayımcısının kusurundan söz etmek gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;">“Bir sonraki hesap döneminde kapatılacaksa” şartı ise, hesap kesimlerinin aylık olması kuralıyla çelişmektedir. Hesap kesimi yapıldığında ortaya çıkan limit aşımının bir sonraki hesap döneminde kapatılıp kapatılmayacağı bilinemez. Bu durumda tek uygulama şansı kalmaktadır, diğer koşullar da uygunsa faiz tahakkukunun yapılıp bir sonraki ayın hesap kesimine kadar aracı kayıtlarda tutmak ve takibeden hesap döneminde limit aşımının giderilmemesi halinde yeni hesap döneminde, geçen aydan devreden limit aşım faizi olarak borç kaydetmek.</p>
<p style="text-align: justify;">Böyle bir uygulama da yasanın getirdiği “Geçmiş dönemlere sarkan faiz tahakkukları yapılmayacağı” ilkesi ile çelişir gibi görünse de, yeni bir tahakkuk yapılmadığı, bekletilen bir borcun hesaba aktarımı olduğu ileri sürülerek, açıklaması yapılabilecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kayıp Çalıntı Bildirimi Zaman sınırı</p>
<p style="text-align: justify;">Yine yönetmeliğin Sözleşmelerde yer alacak hukümleri belirleyen 17. Maddenin Banka kartı sözleşmelerinde yer alacak hukumlere ilişkin. 4.Fıkrasının “e” bendinde de bir başka hususun gözden kaçtığını görüyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Kayıp çalıntı kart kullanımlarında, bildirimden itibaren geriye doğru son 24 saat içine yapılmış olan harcamaların 150 milyon YTL tutarındaki kısmından sorumlu olunmasının istisnalarını düzenleyen yasanın 12.maddesinde “Hukuka aykırı kullanımın, hamilin ağır ihmaline veya kastına dayanması veya bildirimin yapılmaması hallerinde bu sınır uygulanmaz.” Hükmü yer alırken ve Yönetmeliğin kart hamillerine verilecek yazılı bilgiler arasında gösterilmesine rağmen (m17/2-c), sözleşmelerde yer alacak zorunlu hususları belirleyen 17/4-e . maddesinde bildirimin de 24 saat içinde yapılması şartından bahsedilmektedir. 150 YTL sınırı, ne zaman bildirim yapıldığına bakılmaksızın yapıldığı andan itibaren geriye doğru 24 saatlik zaman sınırını kapsamaktadır. Yasa, kartın kaybedildiği veya çalındığının öğrenildiği andan itibaren bildirimin 24 saat içinde yapılması koşulunu değil, bildirimin yapılmasından ve bildirim anından itibaren başlayan bir 24 saatlik sınırlı süreden bahsetmektedir. O nedenle, ne zaman yapılırsa yapılsın, 24 saatlik süre bildirimin yapıldığı andan itibaren geriye doğru işleyecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yonetmeliğin Bir muddet uygulandıktan sonra, uygulama sonuçlarının da değerlendirilip, yukarıda değindiğimiz türden lafzi hataları giderecek, uygulamada ortaya çıkan ihtiyaçlar varsa onları da yansıtacak şekilde yeniden gözden geçirilmesi çok yararlı olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">İlhan Sungur</p>
<p style="text-align: justify;">İstanbul,10.08.2007</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilhansungur.com/2009/06/banka-kartlari-ve-kredi-kartlari-yonetmeligi-uzerine-bazi-gozlemler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

