Posts tagged bddk

Asgari Ödeme Sorunları

Beklenen değişiklik geldi. BDDK, 12 Aralık 2010 tarihli Resmi Gazete ile Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkında Yönetmeliğin asgari ödeme oranlarına ilişkin maddelerini ciddi biçimde değiştirerek, kredi kartlarına bir kredi aracı olarak bakmadığını teyit etmiş oldu.

Yönetmelik yeni değişiklikle kredi kartlarını limit bazında üç kategoriye ayırıyor.

Düşük limitli kartlar   : limitleri 15.000- liraya  kadar olanlar,

Orta limitli kartlar       : limitleri 15.000-20.000.- arasında olanlar,

Yüksek limitli kartlar  : 20.000.- ve yukarısı.

Düşük limitli kart grubu diyeceğimiz ilk grubun asgari ödeme oranı %25’ten, orta limitli kart grubunun %30, yüksek limitli grubun ise %40’dan az olamayacak.

Ancak değişiklikler yönetmelik değişikliği yayınlanır yayınlanmaz uygulanmıyor. Düşük limitli grup dediğimiz ilk grup, uygulamanın başlatılması açısından kendi içinde tekrar ikiye ayrılıyor: limiti 5.000 liraya kadar olanlar ve 5.000 ile 15.000 arası olanlar diye. Asgari ödeme artışları genel olarak yönetmeliğin yayımı tarihinden itibaren 6 ay sonra başlarken limiti 5.000 liraya kadar olan kart grubunda değişiklikler 12. aydan itibaren başlatılıyor. Burada düşük limitli veya bir diğer deyişle daha düşük gelir seviyesindeki insanların kullandığı kartlara daha fazla tolerans gösterildiğini, bu grubun asgari ödeme oranının daha geç yükseltilerek kendilerini yeni duruma ayarlamaları için daha uzun süre tanındığını söyleyebiliriz. En düşük limitli bu grubun asgari ödeme oranları bir yıl süre ile %20 devam edecek, bu süre bittiğinde %22’ye yükseltilecek ve bir yıl da bu orandan devam edilecek, 24 ay bu şekilde tamamlandıktan sonra %25’e çıkılacak.  En düşük limitli kart gruplarına %25’e çıkıncaya kadar iki yıllık bir süre tanınmış oluyor.

5000.-15.000 lira arası limitli kart gruplarında eski orandan ilk altı ay devam edilecek, sonra %22’ye, 12 ay tamamlandıktan sonra ise %25’e çıkılacak.

Kart limiti 15.000-20.000 arası olanlara da 24 aylık bir geçiş süresi tanınmış. İlk altı ay eski oran uygulanacak, takip eden 6 aylık süre için %22, bu süre dolduğunda %25’e ve altı ay bu orandan devam edildikten sonra %28’e çıkılacak. 6 ay süresince de %28 uygulandıktan sonra yeni oran %30’a çıkılacak.

Yüksek gelir gruplarınca kullanıldığı varsayılan 20.000 ve daha yüksek limitli kart gruplarının asgari ödeme oranları ise, ilk altı ay değiştirilmiyor, sonraki altı her altı ayda bir, 22, 25, 28,30, 35 ve 36. aydan itibaren %40’a çıkarılıyor.

Mevcut kart kullanıcılarının durumu bu şekilde ayarlanırken, ilk defa kart kullanıcısı olacakların durumu ise biraz karışık görünüyor.

Yeni, tahsis edilen kredi kartlarında asgari ödeme oranı bir yıl süre ile %40’tan aşağı olamayacak. Yönetmelikte konan bu kuralın “mefhumu muhalif”inden anlıyoruz ki, bir yıl dolduktan sonra bu kez kartın limitine bakılarak hangi grup limitte ise o grubun asgari ödeme oranına tabi tutulacak. Yani 2.000 lira limitli bir kart verilen kişi ilk sene kesinlikle %40 asgari ödeme oranına tabi tutulacak, bir yıl dolduktan sonra ise asgari ödeme oranı %25’e düşürülecek. Yeni kart hamillerine adeta bir staj dönemi yaşatılacak .

Limit değişiklikleri bunlarla da sınırlı değil maalesef.

Bir de çok önemli bir değerlendirme maddesi getirilmiş durumda. En az ödeme oranları bu şekilde olmakla birlikte siz iyi bir kredi kartı kullanıcısı olmak istiyorsanız, her dönem boırcunuzun en az yarısını ödeyin. Eğer bir yılda, ki takvim yılı kastediliyor, ödemeleriniz üç kez %50’nin altında kaldı ise, tüm kart borcunuzu kapatana kadar size limit artışı yapılmayacak ve nakit avans da kullandırılmayacak. Kural 6 ay sonra yürürlüğe giriyor…

Daha önce kart hamilleri üç sınıfa ayrılır demiştik ya, şimdi daha önemli iki sınıfa daha ayrıldılar. Düzenli olarak borcunun %50’si ve daha fazlasını ödeyen makbul kart kullanıcıları ve diğerleri…

Diğerlerinin durumu kötü. Mahcur muamelesi görecekler. Kart limitleri artırılmayacak, sıkıştıklarında nakit avans kullanamayacaklar.

Bu uygulama kart hamillerinin olduğu kadar Bankaların da canını sıkacak. Büyük bir gruba nakit avans kullandıramaz duruma düşecekler. Kredi kartı kullanıcılarının yaklaşık yarısı kartını kredili kullanır ve büyük kısmı da asgari ödeme veya asgari ödemenin biraz üzerinde ödemelerle kart kredilerini devam ettirip giderler. Zaten %50 ve daha fazlasını düzenli ödeyebilen kişilerin nakit avansa da pek ihtiyaçları olmadığı ortadadır. Nakit avansa gerçekten ihtiyaç duyacak kişiler ise, kredi kartı yerine bireysel kredilere yönlendirilmiş olacak.

Devlet, kendini korumayı bilmeyen borçluları biz, kendi iyilikleri için böyle koruma altına alırız diyor. Biraz da ekonomiyi soğutma adına olsa gerek. Hayırlı olsun kart sektörüne.

Bakalım tüketici dernekleri bundan sonra neden şikayet edecekler. Bu kez de asgari ödeme oranlarının yüksekliğinin kart hamillerini ne kadar zorladığı, gereksiz yere temerrüt faizleri ödemelerine yol açtığı şikâyetlerini duyar gibiyim.

İlhan Sungur

İstanbul, 24.12.2010

İsungur1@gmail.com

www.ilhansungur.com

(Payment Systems Magazine Ocak 2011 sayısında yayınlanmıştır)

Kanadalılar Kart Yasası Gerekliliğini Tartışıyor!

Kanada’nın büyük kredi kartı şirketleri, siyasileri işlerine karışmamaları konusunda uyardılar ve ödemelerde yapılacak bir düzenlemenin müşterilere zarar vereceğini belirttiler.

MasterCard Kanada’nın başkanı Betty De Vita, Avustralya’yı örnek gösterdi, ülkenin ödemeleri düzenlemesinin sonuçlarının  “beklenmeyen sonuçlara dair bir ders” olduğunu belirtti.

Perşembe günü yapılan Senato kuruluna “Düzenlemenin, tüketici fiyatlarını indirmelerini bekliyorlardı. Ne oldu? Fiyatlar aşağı inmedi.” dedi.

“Eğer  takas komisyonları  yapay yollarla azaltılırsa, bankalar bu azalışa karşı önlem almak durumunda kalırlar. Avustralya tüketicileri  kart ücretlerinin ve  faizlerin  arttığını,  bonus gibi ek  hizmetlerin  ile azaldığını gördüler.”

Kredi kartlarını denetleyecek bir kurum oluşturulmasını isteyen liberal görüşlü senatörler, bu açıklamayı inandırıcı ve ikna edici bulmadılar.

Liberal senatör Pierrette Ringuette, kredi kartı endüstrisinin kontrol altında tutulması gerektiğini, yılın başında Finans Bakanı Jim Flaherty’nin belirttiği gönüllü iyi niyet yaklaşımının yeterli olmadığını söyledi.

Açıklamasında kredi kartı şirketlerinin, bankaların ve sektörün diğer oyuncularının, yüksek işyeri komisyonlarından  ve  kredilendirilen kredi kartı borçlarına uyguladıkları yüksek faizlerden senede 7 milyar dolar gibi bir para kazandıklarını belirtti.

By Julian Beltrame | Thu Nov 25 2010 OTTAWA

Kart Hamili Koruma ve Kollama Yönetmeliği

imagesTemerrüde düşmüş kart borçlularının sayısında ne zaman artış olsa bizim ülkede hemen gündemin birinci sırasında yerini alır konu. Doğal olarak herkes ortada bir sorun var, çözüm gerekir diye dövünmeye, sorumlu aramaya başlar.

Gözlerin ilk çevrildiği yer de, bermutat BDDK olur.

Kart konusunda önerilen çözümler de her zaman, kartı yasaklama, kullanımını azaltma, kartı kredi aracı olmaktan çıkarma yolunda öneriler olur.

Devleti hayatın her alanından çıkarmayı, olabildiğince fonksiyonsuzlaştırmayı, ekonomik alandaki her türlü müdahalesini ortadan kaldırmayı, devleti seyirci durumuna getirmeyi liberallik ve demokrasi adına yıllardır savunan bu toplum, nedense konu kredi kartları olunca derhal yasaklayıcı, müdahaleci devletçi bir ekonomi anlayışına dönüveriyor.

Banka ve Kredi Kartları Yönetmeliğinin kart limitlerinin tespitine ilişkin 22. maddesinde yapılması öngörülen yeni bir değişiklik, kartları kredili kullanmayı ciddi bir ayıp haline getirecek. Öngörülen değişiklik;

“En az üç dönem üst üste, asgari ödeme tutarı ile toplam dönem borcunun %50’si arasında ödeme yapılan kredi kartlarının limitleri, dönem sonu borcunun tamamının ödenmesine kadar artırılamaz ve bu tür kartların nakit kullanımına kapatılmasına yönelik tedbirler alınır”  demekte.

Kamu otoritesi, kart hamillerini koruma güdüsüyle onları kredi kartı kullanmaktan vazgeçirmeye çalışıyor sanki. Kartları sadece ödeme aracı olarak kullanın, kredi kullanmayın. Kredi ihtiyacınız için bireysel kredilere başvurun demek istiyor. Kamu otoritesi sürekli kredi kullanan kişiler için, “zor durumdalar, bunlara göz kulak olmazsak kendilerini batırırlar” düşüncesi ile, bankalara uyarıda bulunuyor bu kişilerin kredi limitini artırmayın ve bunlara nakit kredi kullandırmayın deme ihtiyacını duyuyor.

Devlet 1980 sonrasında  terk edilen “babalık” fonksiyonunu yeniden üstleniyor.

İyi mi kötü mü diye acele bir yorumda bulunmak bence doğru değil.

Ama bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler döneminin sonuna gelindiğinin ilanı olarak algılamak da yanlış değil.

Bu anlayışa dönen bir devletin bundan sonra özelleştirmeciliği savunması da kolay olmayacak gibi.

KMH Sorunu

casioUFUK ŞANLI / Sabah
Bankaların aylık yüzde 4.5 ila 5.5 arasında değişen faizlerle kullandırdığı ek hesaplara çeki düzen geliyor. Bankalar alarma geçti.
Sabah’ın gündeme getirdiği ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Tevfik Bilgin’in de “Ya bankalar düzeltir, ya da biz düzeltiriz” diyerek sert mesajlar verdiği ek hesaplar konusunda bankalar da harekete geçti. Türkiye Bankalar Birliği (TBB) çatısı altında toplanan 20 bankanın yöneticisi kamuoyundan gelen eleştirilere cevap vermek ve BDDK’ya karşı izlenecek stratejileri belirlemek için biraraya geldi. Görüşmede TBB’ye son dönemde Kredili Mevduat Hesapları (KMH) veya halk arasında bilinen ismiyle ‘ek hesaplar’ konusunda çok sayıda şikâyet geldiği ortaya çıkarken, şikayetlerin önemli bir bölümünün yüksek faiz oranlarından kaynaklandığı anlaşıldı. Toplantıda aylık faizi yüzde 4.5 ila 5.5 arasında değişen ve yıllık bileşik faizi yüzde 90′ları bulan ek hesaplar konusunda bankaların farklı stratejiler izlediği ortaya çıktı. Bazı bankaların faiz indirimini gündeme getirdiği öğrenilirken, bazıları da faiz indirmeden tüketiciyi ve BDDK’yı ikna etmek amacıyla çeşitli formüller üzerinde durduğu belirtildi. Yüksek miktarda ek hesap kullandıran ve buradaki faiz gelirinden vazgeçmek istemeyen bankaların, BDDK’ya, “Sen faize karışma, biz de uygulamaya çeki düzen verelim. Olay tatlıya bağlansın” şeklinde bir mesaj vermeye hazırlandığı ifade edildi. BDDK’ya yakın kaynaklar ise bankacıların böyle bir öneriyle gelmesi halinde çok sert bir cevap alabileceğini düşünüyor. Aynı kaynaklar, Kurul’un bu konudaki görüşünün ek hesap faizinin kredi kartı faiz oranlarına eşitlenmesi yönünde ağırlık kazandığını belirtiyor. Bu kaynaklar göre, bankalar açısından ek hesapların taşıdığı riskin kredi kartlarından daha fazla değil. Bu yüzde ek hesap faizinin kredi kartından yüksek olması haksız uygulamaya neden oluyor. Öte yandan TBB’deki toplantıda bazı bankaların telefon ve internet üzerinden ek hesap kullanımını teşvik etmesi de tartışma konusu oldu.

ANAPARAYA DOKUNMADAN FAİZ ALMAYA DEVAM EDİLİYOR
KMH hesaplarının toplam tutarı 30 Mart itibariyle 2.7 milyara ulaşırken, konuyla ilgili net bir düzenleme olmaması nedeniyle bankalar farklı yöntemler uyguluyor. Bazı bankalar, ay sonunda müşterisinin maaşı yatınca ek hesaptan çekilen borcun tamamını kapatırken, bazıları sadece kendi belirlediği asgari tutarı tahsil ediyor. Böylece yüksek faiz gelirinin devam etmesi sağlanıyor. Bir kısım bankanın ise tıpkı kredi kartında olduğu gibi, faizi tahsil ederek, anapara borcuna dokunmadığı belirlendi. Bu bankalar anaparaya dokunmadığı için müşterisine yüksek faiz işletmeye devam ediyor.