Posts tagged banka

Metro Bank Kart faizlerini nasıl indirdi?

HARRISBURG, Pa., Sep 27, 2010 (BUSINESS WIRE) — Metro Bank today announced the launch of America’s Next Great Credit Card, a personal Visa(R) credit card that is expected to instantly win customers thanks to an amazingly low interest rate and lack of fees.

The Metro Bank Personal Visa Credit Card features a 9.90% annual percentage rate, no annual fees, no late fees and no balance transfer fees.

According to Index Credit Card’s Credit Card Monitor, the average consumer credit card rate was 16.79% APR as of Aug. 31.

“Other credit cards offer low rates as teasers or waive fees only for a limited time,” said Metro Bank Chairman, President and CEO Gary L. Nalbandian. “Metro Bank’s new Personal Visa Credit Card breaks the mold. The rate starts lower and stays lower. And when we say there are no balance transfer fees or late fees, we don’t mean for just six or 12 months. We mean there are no balance transfer fees or late fees, period.”

Known for conveniences like seven-day branch banking and free coin counting, Metro Bank’s credit card services also include online account access and a 24/7 live customer call center.

Customers can apply by visiting their nearest Metro Bank store or calling the bank toll-free at 1-800-296-1015.

Not an offer or solicitation for a credit card. Qualification is based on an assessment of individual credit worthiness. For terms and conditions, visit www.mymetrobank.com.

Sn. Aydın Ayaydın’ın uyarısı ciddiye alınmalıdır

Yargıçlar, baktıkları davada taraf olan kurumların seminerlerine katılmalı mı?

Hâkimler ve savcılar adalet dağıtır. Üstelik çok zor şartlar altında. Davaların birden fazla tarafı vardır. Kararlar bir tarafı mutlu ederse diğer tarafları da doğal olarak mutsuz eder. Ancak yargıç kararı, teraziden geçmiş kabul edilir ve taraflar o karara saygı göstermek zorundadır. Kaldı ki, yerel mahkemenin kararları bir de Yargıtay süzgecinden geçer.

Peki her yargı kararı doğru mudur?

Elbette yanlış kararlar da vardır. Yargı mensubu kararını bağımsız ve vicdani kanaati ile almış olmalıdır. Arada bir yanlış karar olur ise ki mutlaka vardır, gölgeleyen bir olay olmaması halinde, o karar yanlış olsa da herkes yargının verdiği karara saygı duymak zorunda.

Yargıçlar eğitim seminerlerine katılmalı

Yargı mensupları, değişen kanunlara yönelik uygulamalarda ve bazı uzmanlık gerektiren konularda kendilerini yenilemek zorunda. O nedenle kısa süreli de olsa seminer, panel gibi eğitim çalışmalarına katılmaları gerekebilir. Ancak bunların ya üniversiteler ya da Adalet Bakanlığı’nca düzenlenmiş olması koşuluyla. Bakanlık, eğitim programlarını hafta sonlarında beş yıldızlı otellerde düzenlemeli, hâkim ve savcıların aileleri birlikte katılmalarını sağlamalıdır.

Hepimiz görüyoruz ve biliyoruz ki, mahkemelerde en önemli davaları bulunan bankalar, ya üst birlikleri olan Bankalar Birliği ya da kredi kartları konusunda BKM vasıtasıyla Abant’ta veya Antalya’da 5 yıldızlı otellerde, yargı mensuplarına yönelik hafta sonları eğitim semineri adı altında toplantılar düzenler. Bu toplantılara bazı mahkeme Başkanları, üyeler, cumhuriyet savcıları, Yargıtay üyeleri ve hatta Bakanlık mensupları davet edilir ve tüm masraflar; Bankalar Birliği ya da BKM tarafından karşılanır. Bu toplantılara bankaların çok çok önemli davalarına bakan hâkim ve savcıların yanında, o mahkemelerdeki davalarını yürüten banka hukuk müşavirleri ve de avukatları da katılır. Bu ne kadar doğru?

Yargıcın eğitim biçimini Anayasa belirlemiş

Bunda ne var denilebilir. Eminim ki katılan yargı mensupları son derece iyi niyetle davete icabet etmişlerdir ve karar alırken bunların etkisi altında kalmazlar. Diyelim ki davet eden ve bu yargıçların baktığı davalarda dosyaları bulunan bankalar da tamamen iyi niyetli. Yine de bu doğru değildir. Hâkimlik ve savcılık mesleği çok kutsal ve de özen gösterilmesi gereken bir meslektir. Nitekim Anayasamızda hiçbir kurum için öngörülmezken sadece hâkimlik ve savcılık mesleği için “meslek içi eğitim”in nasıl yapılacağı açıkça belirtilmiştir. T.C. Anayasası’nın 140. maddesinde; “Hâkim ve savcılık mesleğinin “meslek içi eğitimi” kanunla belirlenir” deniliyor. Demek ki, hâkim ve savcılarımızın meslek içi eğitiminin ne şekilde yapılacağını kanun belirleyecektir. Böyle bir kanunda da hâkim ve savcıların, baktıkları davaların tarafı olan kurumlar tarafından eğitilmesi öngörülmez. O kurumlar, Adalet Bakanlığı ve üniversitelerimiz olacaktır.

Davanın diğer tarafı da eğitim gezisi düzenlerse

Tamamen iyi niyetle eğitim seminerlerini düzenleyen bankalarımızı bir tarafa bırakıyor, tersinden bir örnek vermek istiyorum. Kamu bankaları dahil tüm bankalar TTK’ye göre kurulmuş birer anonim şirkettir. Diyelim ki, banka olmayan X şirketinin bir mahkemede çok önemli bir davası var. Bu X şirketi de Dubai’nin en güzel 7 yıldızlı otelinde hafta sonunda hâkim ve savcılara yönelik bir eğitim semineri düzenlemeye ve davasına bakan hâkim ve savcıyı da davet edip tüm masraflarını karşılamaya kalkarsa bu doğru olur mu? Elbette olmaz. Bu doğru değilse, mahkemelerde en büyük taraf olan bankaların da eğitim semineri adı altında bu tür davetler düzenlemesi ve davetlere yargı mensuplarının icabeti de doğru değildir.

Bakanlık bu olaya el atmalı

Büyük görev, Adalet Bakanlığı ile Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na düşüyor. Bakanlık, bütçesine ödenek koyar; ister yurt içinde, ister yurt dışında, hangi hâkim ve savcının eğitim seminerine katılma ihtiyacı varsa 5 yıldızlı otel ödeneğini, yolluk ve yevmiyesini karşılar, o hâkim ve savcı da aslanlar gibi gider eğitimini alır, cebinden çıkardığı para ile otel ve yemek masrafını öder ve döner. Böylece de hiç kimseye karşı mahcup olur muyum diye bir endişe taşımadan bağımsız olarak kararını alır. Kimse de tek bir laf edemez

Aydın Ayaydın

Vatan 2/11/2009

Kart Hamili Koruma ve Kollama Yönetmeliği

imagesTemerrüde düşmüş kart borçlularının sayısında ne zaman artış olsa bizim ülkede hemen gündemin birinci sırasında yerini alır konu. Doğal olarak herkes ortada bir sorun var, çözüm gerekir diye dövünmeye, sorumlu aramaya başlar.

Gözlerin ilk çevrildiği yer de, bermutat BDDK olur.

Kart konusunda önerilen çözümler de her zaman, kartı yasaklama, kullanımını azaltma, kartı kredi aracı olmaktan çıkarma yolunda öneriler olur.

Devleti hayatın her alanından çıkarmayı, olabildiğince fonksiyonsuzlaştırmayı, ekonomik alandaki her türlü müdahalesini ortadan kaldırmayı, devleti seyirci durumuna getirmeyi liberallik ve demokrasi adına yıllardır savunan bu toplum, nedense konu kredi kartları olunca derhal yasaklayıcı, müdahaleci devletçi bir ekonomi anlayışına dönüveriyor.

Banka ve Kredi Kartları Yönetmeliğinin kart limitlerinin tespitine ilişkin 22. maddesinde yapılması öngörülen yeni bir değişiklik, kartları kredili kullanmayı ciddi bir ayıp haline getirecek. Öngörülen değişiklik;

“En az üç dönem üst üste, asgari ödeme tutarı ile toplam dönem borcunun %50’si arasında ödeme yapılan kredi kartlarının limitleri, dönem sonu borcunun tamamının ödenmesine kadar artırılamaz ve bu tür kartların nakit kullanımına kapatılmasına yönelik tedbirler alınır”  demekte.

Kamu otoritesi, kart hamillerini koruma güdüsüyle onları kredi kartı kullanmaktan vazgeçirmeye çalışıyor sanki. Kartları sadece ödeme aracı olarak kullanın, kredi kullanmayın. Kredi ihtiyacınız için bireysel kredilere başvurun demek istiyor. Kamu otoritesi sürekli kredi kullanan kişiler için, “zor durumdalar, bunlara göz kulak olmazsak kendilerini batırırlar” düşüncesi ile, bankalara uyarıda bulunuyor bu kişilerin kredi limitini artırmayın ve bunlara nakit kredi kullandırmayın deme ihtiyacını duyuyor.

Devlet 1980 sonrasında  terk edilen “babalık” fonksiyonunu yeniden üstleniyor.

İyi mi kötü mü diye acele bir yorumda bulunmak bence doğru değil.

Ama bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler döneminin sonuna gelindiğinin ilanı olarak algılamak da yanlış değil.

Bu anlayışa dönen bir devletin bundan sonra özelleştirmeciliği savunması da kolay olmayacak gibi.

KMH Sorunu

casioUFUK ŞANLI / Sabah
Bankaların aylık yüzde 4.5 ila 5.5 arasında değişen faizlerle kullandırdığı ek hesaplara çeki düzen geliyor. Bankalar alarma geçti.
Sabah’ın gündeme getirdiği ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Tevfik Bilgin’in de “Ya bankalar düzeltir, ya da biz düzeltiriz” diyerek sert mesajlar verdiği ek hesaplar konusunda bankalar da harekete geçti. Türkiye Bankalar Birliği (TBB) çatısı altında toplanan 20 bankanın yöneticisi kamuoyundan gelen eleştirilere cevap vermek ve BDDK’ya karşı izlenecek stratejileri belirlemek için biraraya geldi. Görüşmede TBB’ye son dönemde Kredili Mevduat Hesapları (KMH) veya halk arasında bilinen ismiyle ‘ek hesaplar’ konusunda çok sayıda şikâyet geldiği ortaya çıkarken, şikayetlerin önemli bir bölümünün yüksek faiz oranlarından kaynaklandığı anlaşıldı. Toplantıda aylık faizi yüzde 4.5 ila 5.5 arasında değişen ve yıllık bileşik faizi yüzde 90′ları bulan ek hesaplar konusunda bankaların farklı stratejiler izlediği ortaya çıktı. Bazı bankaların faiz indirimini gündeme getirdiği öğrenilirken, bazıları da faiz indirmeden tüketiciyi ve BDDK’yı ikna etmek amacıyla çeşitli formüller üzerinde durduğu belirtildi. Yüksek miktarda ek hesap kullandıran ve buradaki faiz gelirinden vazgeçmek istemeyen bankaların, BDDK’ya, “Sen faize karışma, biz de uygulamaya çeki düzen verelim. Olay tatlıya bağlansın” şeklinde bir mesaj vermeye hazırlandığı ifade edildi. BDDK’ya yakın kaynaklar ise bankacıların böyle bir öneriyle gelmesi halinde çok sert bir cevap alabileceğini düşünüyor. Aynı kaynaklar, Kurul’un bu konudaki görüşünün ek hesap faizinin kredi kartı faiz oranlarına eşitlenmesi yönünde ağırlık kazandığını belirtiyor. Bu kaynaklar göre, bankalar açısından ek hesapların taşıdığı riskin kredi kartlarından daha fazla değil. Bu yüzde ek hesap faizinin kredi kartından yüksek olması haksız uygulamaya neden oluyor. Öte yandan TBB’deki toplantıda bazı bankaların telefon ve internet üzerinden ek hesap kullanımını teşvik etmesi de tartışma konusu oldu.

ANAPARAYA DOKUNMADAN FAİZ ALMAYA DEVAM EDİLİYOR
KMH hesaplarının toplam tutarı 30 Mart itibariyle 2.7 milyara ulaşırken, konuyla ilgili net bir düzenleme olmaması nedeniyle bankalar farklı yöntemler uyguluyor. Bazı bankalar, ay sonunda müşterisinin maaşı yatınca ek hesaptan çekilen borcun tamamını kapatırken, bazıları sadece kendi belirlediği asgari tutarı tahsil ediyor. Böylece yüksek faiz gelirinin devam etmesi sağlanıyor. Bir kısım bankanın ise tıpkı kredi kartında olduğu gibi, faizi tahsil ederek, anapara borcuna dokunmadığı belirlendi. Bu bankalar anaparaya dokunmadığı için müşterisine yüksek faiz işletmeye devam ediyor.

Parayla Şaka Olmaz

Samsun’da çalıştığı bankada sayım sırasında arkadaşlarına para alıyormuş gibi şaka yapınca başına gelmedik kalmadı! SAMSUN (İHA)

Samsun’da görev yaptığı bankada akşam sayımı sırasında arkadaşlarına para alıyormuş gibi güvenlik kamerasına doğru şaka yapan bayan operasyon şefi, bir gün sonra bankadan 50 bin euronun çalındığının ortaya çıkması üzerine ‘zimmet’ suçundan 7 yıl 6 ay hapis, 30 bin TL’de para cezasına çarptırıldı.

Mahkeme heyeti ayrıca, bayan bankacının 50 bin euro parayı de geri ödemesine karar verdi. TEB Samsun Şubesi’nde operasyon şefi olarak görev yaparken akşam sayımından sonra kasaya konulmak üzere çantaya konulması gereken paraların arasından 50 bin euroyu kendi çantasına koyduğu iddiasıyla ‘zimmetine para geçirmek’ suçundan hakkında dava açılan Dilek Şahin (34) Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanması sona erdi. Tutuksuz olarak yargılanan Dilek Şahin, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.

Müdürlüğe terfi beklerken güvenlik kamerası karşısında böyle bir olayı gerçekleştirmesinin mümkün olmadığını belirten Şahin, “Normalde kasayı sayarak teslim alıyoruz. TL ve dövizi ayrı ayrı çantalara yerleştiriyoruz. Paralar elimizdeydi. O sıra gişedeki bir arkadaş, ‘Paraları aldık. Elinde paralar nereye gidiyorsun?’ deyince kameraya doğru şaka yaptım. Bu sırada arkadaş kameranın çektiğini gösterdi. Şakalaşıp parayı kasaya gönderdik. Bir gün sonra 50 bin euro kasa açığı çıktı. Bana, ‘Sen kameraya doğru şaka yapmıştın, sen almış olabilir misin?’ diye sordular.

Müfettişler geldi ve daha sonra hakkımda dava açıldı. Birileri parayı aldı, kameraya doğru şaka yapınca olay benim üzerime kaldı” dedi. Bankanın güvenlik kamerası kayıtlarında şaka olayı saniye saniye kaydedilirken, paranın alınma olayının ise kesin olarak belli olmadığı ortaya çıktı. Mahkeme heyeti, Dilek Şahin’i vicdani kanaatlerine göre ‘zimmet’ suçundan 7 yıl 6 ay hapis, 30 bin TL de adli para cezasına çarptırdı. Şahin’in ayrıca 50 bin euro parayı geri ödemesine karar verildi. Dilek Şahin’in avukatı Suat Uzun, Yargıtay’a itirazda bulunacaklarını söyledi

Soros dedi ki…

Macar asıllı Amerikalı uluslararası yatırımcı ve Soros Fon Yönetimi Başkanı George Soros’un, Macaristan’ın başkenti Budapeşte’deki Macaristan Bilimler Akademisi’nde verdiği konferanslar zinciri başladı. Budapeşte’de hizmet veren Orta Avrupa Üniversitesi (CEU) tarafından düzenlenen ve 5 gün sürecek olan konferanslar zincirinin ilk gününde konuşan George Soros, “Küresel ekonomik krizin atlatılması için banka karlarının düşürülmesinin şart” olduğunu söyledi. Soros, bununla ilgili yasaların çıkarılması gerektiğini belirterek, büyük bankaların, küresel ekonomik kriz nedeniyle ne kadar zarar etse de devlet desteği ile iflastan kurtulabileceğini kaydetti. Küçük bankaların krizden çıkamayarak batacağını savunan Soros, bu alanda reformların yapılması gerektiğini ifade etti. George Soros, Budapeşte’de, ekonomi, para piyasasında refleks, ekonomi felsefesi, siyasette ekonomi ve Çin’in ekonomik ve siyasi büyümesi konularında konferanslar vermeye devam edecek.

Kredi Kartı Faizlerinde Sınırlamalar Nasıl Aşılır

2001 yılında patlayan ekonomik krizle beraber ortaya çıkan kart mağdurları kitlesinin derdine bir ölçüde derman olmak ve sonrası için de kart hamilerini koruyucu önlemleri oluşturmak amacıyla 23.2.2006 tarihinde 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu kabul edilmiştir.

Yasa çıkmadan önce ticaret odalarından tüketici derneklerine kadar herkesin en çok üzerinde durduğu konu faizlerin ne kadar yüksek olduğu konusuydu.  Yasa koyucu bu konu hakkında kendini bir şeyler yapmaya mecbur hissettiği için, yasanın 26. maddesine “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, azami akdi ve gecikme faizi oranlarını tesbit etmeye yetkilidir ve belirlediği bu oranları 3 ayda bir açıklar” fıkrasını eklemiştir.

T.C.Merkez Bankası da bu hükmü uygulamaya ve üç ayda bir faiz oranlarını ilan etmeye başlamıştır.

01.04.2009 tarihinden itibaren T.C.Merkez Bankasının 2009/2 sayılı tebliği ile  bankalarca kredi kartı işlemlerinde  uygulanacak aylık azami akdi faiz oranı, YTL için yüzde 3.96, gecikme faiz oranı ise, 4.71 olarak uygulanmaktadır.

Bir diğer koruyucu önlem de, yine yasanın 26. maddesinde yer alan kredi kartı borçlarına, temerrüt hali de dahil olmak üzere hiçbir şekilde bileşik faiz uygulanmayacağı hükmüdür.

Görüldüğü gibi, yasa koyucu kart hamillerini korumaya dönük ciddi önlemler almıştır. En azından almaya çalışmıştır.

Peki, bu önlemler uygulamaya ne kadar yansımıştır? Devamını Okumak için »

İnternet Dolandırıcılığında Sorumluluk Bankanın

Yargıtay, internet bankacılığı suçlarında bankaların canını yakacak bir karara imza attı. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, hesabındaki 20 bin YTL internet korsanı tarafından çekilen kişiye, bankanın, çekilen miktar kadar tazminat ödemesine karar verdi.

YARGITAY 11. Hukuk Dairesi, hesabındaki 20 bin YTL internet korsanı tarafından çekilen kişiye, bankanın, çekilen miktar kadar tazminat ödemesine karar verdi. Bir bankaya ait internet bankacılığı şifresi ele geçirilen ve 2 ayrı hesabındaki 20 bin 146 YTL’si çekilen hesap sahibi, gerekli güvenliği sağlamadığı iddiasıyla zararının tahsili için banka aleyhinde dava açtı.

BANKANIN SAVUNMASI:

Davayı görüşen Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne dilekçe sunan bankanın avukatı, hesap sahibinin kişisel bilgisayarının güvenliğini sağlamadığını, şifrenin girilmesinde sanal klavye kullanmadığını, havale işlemlerini sınırlayan parola kullanımını aktif hale getirmediğini öne sürerek, şifresini başkalarının ele geçirmesinde kusurlu olduğu yönünde savunma verdi. Mahkeme tarafından banka merkezinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda, davacının hesabındaki 20 bin 146 YTL’nin, üçüncü bir kişi tarafından internet şubesi aracılığıyla İzmir’deki hesabına aktarıldığı belirlendi. Devamını Okumak için »

Karlı sektörlere hücum…

Kart ücretlerini görüşen vekiller demişler ki, ” Bankalar zaten kredi kartı işinden çok para kazanıyorlar. Ayrıca vatandaşa kart ücreti yüklemenin anlamı yok” demişlerdi.

O halde sırada iyi kar getiren diğer sektörler de var demektir…


Catchable fatal error: Object of class WP_Error could not be converted to string in /home/content/i/l/h/ilhansungur/html/is/wp-content/themes/mystique/archive.php on line 37