internet dolandırıcılığı 2

Muğla’nın Bodrum İlçesi’nde avukatlık yapan C. Ç, şifresini ele geçiren bilgisayar korsanlarının (hacker) iki yıl önce bir bankanın internet şubesinden 50 bin TL parasını çekmesi üzerine başlattığı hukuk mücadelesini kazandı.

Ç’in, bir bankanın Halikarnas Şubesi’ndeki hesabından 2007’nin nisan ayında, bilgisi dışında internet şubesinden 50 bin TL’sinin başka hesaplara aktarıldığı ortaya çıktı. Araştırma sonucunda, Ç’in internet şifresini ele geçiren hackerların hesabını boşalttığı belirlendi. C. Ç, hesabından bilgisi dışında havale yapılarak çekilen paranın tarafına ödenmesi için banka yetkilileriyle görüştü. Ancak, sonuç alamadı. Mahkeme geçen yıl, Ç. lehine karar verdi. Bankanın avukatları kararı temyiz etti. Yargıtay 19’uncu Hukuk Dairesi de, bu hafta başında objektif yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle bankanın kusurlu olduğunu belirterek, yerel mahkemenin verdiği kararı onadı. Ç, hesabından çekilen 50 bin TL’yi yasal faizleriyle birlikte 90 bin TL olarak geri aldı.

2 bin TL sınırı

Davayı kazandığı için sevinçli olduğunu belirten Ç, “Bankaya hesap açtırdığımda internet aracılığı ile yapacağım işlemlerde, para aktarımı ve havaleleri 2 bin TL ile sınırlandırmıştım. Buna rağmen banka, bilgim dışında ele geçirilen şifrelerim kullanılarak hesabımdan 50 bin TL çekilmesine engel olamadığı gibi, kendi kusurundan dolayı beni cezalandırmak istedi. Bu dava, benzer durumdaki kişiler için de örnek teşkil edecek” dedi

İnternet Dolandırıcılığında Sorumluluk Bankanın

Yargıtay, internet bankacılığı suçlarında bankaların canını yakacak bir karara imza attı. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, hesabındaki 20 bin YTL internet korsanı tarafından çekilen kişiye, bankanın, çekilen miktar kadar tazminat ödemesine karar verdi.

YARGITAY 11. Hukuk Dairesi, hesabındaki 20 bin YTL internet korsanı tarafından çekilen kişiye, bankanın, çekilen miktar kadar tazminat ödemesine karar verdi. Bir bankaya ait internet bankacılığı şifresi ele geçirilen ve 2 ayrı hesabındaki 20 bin 146 YTL’si çekilen hesap sahibi, gerekli güvenliği sağlamadığı iddiasıyla zararının tahsili için banka aleyhinde dava açtı.

BANKANIN SAVUNMASI:

Davayı görüşen Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne dilekçe sunan bankanın avukatı, hesap sahibinin kişisel bilgisayarının güvenliğini sağlamadığını, şifrenin girilmesinde sanal klavye kullanmadığını, havale işlemlerini sınırlayan parola kullanımını aktif hale getirmediğini öne sürerek, şifresini başkalarının ele geçirmesinde kusurlu olduğu yönünde savunma verdi. Mahkeme tarafından banka merkezinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda, davacının hesabındaki 20 bin 146 YTL’nin, üçüncü bir kişi tarafından internet şubesi aracılığıyla İzmir’deki hesabına aktarıldığı belirlendi. Devamını Okumak için »

Karlı sektörlere hücum…

Kart ücretlerini görüşen vekiller demişler ki, ” Bankalar zaten kredi kartı işinden çok para kazanıyorlar. Ayrıca vatandaşa kart ücreti yüklemenin anlamı yok” demişlerdi.

O halde sırada iyi kar getiren diğer sektörler de var demektir…

Televizyonculuğun erdemi…

Çokseslilik diye, demokratikleşmede ileri bir adım diye, halkın haberalma özgürlüğü diye alayu vala ile alkışlarla getirilen özel televizyonların tek işi dizi yayınlamak oldu.

Kimse bana habercilikten, halkı eğitmekten, bilgilendirmekten filan bahsetmesin. Bu özel TV’ler en kirli ticari metadan ibaret.

Ölüler üzerinden tarih

“Ölü sayısı önemli değil”
Yalnız sayılar konuşulmaya başlandığında bu savunma hep Türk ölülerinin hesabı sorulduğunda ortaya çıkıyor. O zaman ölü sayısının önemi olmadığı vurgulanıyor. Ama diğer zamanlarda 1,5 milyon veya 600.000 ermeni öldürüldüğü rahatça söyleniyor.

Sayıların önemi yok mu, tabii ki var, Eğer soykırım var ise ortada savaş yoktur ve tek taraflı bir katliam söz konusudur. Nazilerin yaptığı budur.
Ama bir savaş ortamı varsa karşılıklı ölümler kayıplar söz konusudur. Sayıların anlamı buradadır, kimin kime kaç gol attığının hesabı değildir sorun.
Ölümlerin yok oluşların sonucunda yağmacılık her yerde her zaman olmuştur. Ama bu bir sonuçtur ve kimse savunamaz. Önemli olan bunu tehcirin nedeni görüp görmemek. Gerekçe bu olsaydı, Osmanlı neden tarihinin en güçsüz zamanında bunu yapsındı. Anadolu insanında böyle bir hedef hiçbir zaman olmadı. Devamını Okumak için »


Catchable fatal error: Object of class WP_Error could not be converted to string in /home/content/i/l/h/ilhansungur/html/is/wp-content/themes/mystique/index.php on line 17