<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İlhan Sungur &#187; Yasalar</title>
	<atom:link href="http://www.ilhansungur.com/category/yasa/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ilhansungur.com</link>
	<description>Kartlı yaşam güzeldir, özellikle karta muhtaç değilsen...</description>
	<lastBuildDate>Sat, 07 Aug 2010 23:13:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Kredi Kartları ile Banka Kartları Aynı Hükümlere Tabi Olur mu?</title>
		<link>http://www.ilhansungur.com/2010/02/kredi-kartlari-ile-banka-kartlari-ayni-hukumlere-tabi-olur-mu/</link>
		<comments>http://www.ilhansungur.com/2010/02/kredi-kartlari-ile-banka-kartlari-ayni-hukumlere-tabi-olur-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 00:58:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isungur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Di-yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Yasalar]]></category>
		<category><![CDATA[Banka Kartları]]></category>
		<category><![CDATA[kredi kartları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilhansungur.com/?p=447</guid>
		<description><![CDATA[2001 krizinde işsizliğin artması ve reel ücretlerin düşmesi ile birlikte, hane halkının ücretli kesiminde ciddi bir ödeme güçlüğü sıkıntısı ortaya çıktı. Ödeme güçlüğü ile karşılaşanların büyük bölümü kredi kartı borçluları idi. Böyle bir olaya hükümetin de ilgisiz kalamayacağı açıktı. Olay öncelikle Bankacılık düzenleme ve denetleme Kurulu tarafından sahiplenildi ve 1993 yılından beri bekleyen Banka Kartları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><br />
</strong></p>
<p>2001 krizinde işsizliğin artması ve reel ücretlerin düşmesi ile birlikte, hane halkının ücretli kesiminde ciddi bir ödeme güçlüğü sıkıntısı ortaya çıktı. Ödeme güçlüğü ile karşılaşanların büyük bölümü kredi kartı borçluları idi.</p>
<p>Böyle bir olaya hükümetin de ilgisiz kalamayacağı açıktı. Olay öncelikle Bankacılık düzenleme ve denetleme Kurulu tarafından sahiplenildi ve 1993 yılından beri bekleyen Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanun Tasarısı üzerinde gereken güncellemeler yapılıp meclise sunuldu.</p>
<p>1993 yılında bu kanunun ilk taslağı hazırlandığında hedef, tüketici/kart hamili haklarının korunması değildi. Hedef kredi kartları işlemlerinin güvenliği idi.</p>
<p>Banka kartları esas olarak bir mevduat hesabına bağlı olarak çıkarılan ve hesaptan işlem yapmak için mudiyi bankaların çalışma saatlerine olan bağımlılığından kurtarmayı, 7 gün 24 saat hesabına erişerek işlem yapma olanağı sağlamayı amaçlayan bir araçtır. Kredi fonksiyonu yoktur ve tümüyle şifreli ve on-line otorizasyonlu çalışır. Bu nitelikleri ile kredi kartlarından önemli ölçüde farklılaşır.</p>
<p>Yasa koyucu pek çok yerde banka kartı kredi kartı ayırımı yapmadan, “kart” terimi ile düzenleme yaptığından kuralın hem banka kartlarına hem de kredi kartlarına uygulanması zorunluluğu ortaya çıkmakta, bu durum ise kredi kartı için anlamlı olan bir düzenlemenin banka kartı için yanlış veya anlamsız olması sonucunu doğurmaktadır. BU konuda yasada örnek epeyce fazladır.:</p>
<ol>
<li><span style="text-decoration: underline;">Harcama belgesi tanımı</span>: Yasanın 3/k fıkrasında      harcama belgesi, “Banka kartı veya kredi kartı ile yapılan işlemler ile ilgili olarak üye işyeri      tarafından düzenlenen, kart hamilinin işlemden doğan borcu ile diğer      bilgileri gösteren ve kart hamilinin kimliğinin bir kod numarası, şifre      veya kimliği belirleyici başka bir yöntemle belirlendiği haller dışında      kart hamili tarafından imzalanan belgeyi,” şeklinde tanımlanarak, banka      kartı veya kredi kartı ile yapılan işlemler aynı statüye      yerleştirilmiştir. Oysa aralarında çok önemli bir fark bulunmaktadır.      İşlem kredi kartı ile yapıldığında kart hamili, harcama belgesini      imzalamakla, kendi bankasına (issuer/ihraçcı) işlem bedelini üye işyerine      ödemesi için talimat vermiş oluyor. Nitekim, herhangi bir nedenle işyeri,      kendinden kaynaklanmayan nedenlerden dolayı bankadan işlem bedelini tahsil      edemediği zaman, kart hamiline rücu hakkına sahiptir. Oysa işlem banka      kartı ile tamamlandığında, işlem bittiği anda hesaplar arasında transfer      gerçekleşmiştir, işlem tutarı kart hamilinin hesabından işyerinin hesabına      hukuken transfer edilmiştir. Yani işlemin bedeli kesin olarak ödenmiştir.</li>
</ol>
<p>Bu nedenle, harcama belgesi için “…kart hamilinin işlemden doğan borcu” ifadesi kredi kartı işlemi için doğru olurken, banka kartı işlemi için ancak bir hesap özeti görevi görmektedir.</p>
<ol>
<li><span style="text-decoration: underline;">Kart      çıkarma ve buna ilişkin yükümlülükleri</span> düzenleyen 8. maddenin ilk fıkrası yine banka kartı, kredi kartı      ayırımı yapmadan “Kart çıkaran kuruluşlar, talepte bulunmayan veya      sözleşme imzalamayan kişiler adına hiçbir şekil ve surette kart      veremezler” diyerek, bankaların mudilerine talep etmedikleri sürece banka      kartı vermelerini yasaklamıştır. Banka kartı vermenin, mudinin hayatını      kolaylaştırmaktan başka ne riski var acaba?</li>
<li><span style="text-decoration: underline;">Kartın      kaybolması veya çalınması halinde doğacak zarardan sorumluluk</span> düzenlenirken de banka kartı kredi kartı      ayrımı yapılmamıştır. Kredi kartlarının şifresiz kullanımı mümkün olduğu      için bu tür zararlar olabilir. Ancak banka kartları yalnızca şifre ile      kullanılabildiği için böyle bir zararın olmaması gerekiyor. Eğer olursa      kart hamili kart ile birlikte şifresini de kaybetmiştir ki bu da ağır bir      kusurdur, madde kapsamına yine girmeyecektir. Kartın ve şifrenin birlikte      kullanıldığı durumlarda, işlemin kart hamilinin bilgi ve sorumluluğu      dahilinde olacağının belirtilmesi daha doğru olurdu. Sorumluluktan      kurtulmak için kusuru olmadığını kanıtlama kart hamilinin yükümlülüğüne      bırakılmalı idi.</li>
<li>En dikkat çekici düzenleme ise <span style="text-decoration: underline;">sorumluluğun      başlama anı</span> ile ilgilidir. Kart kullanımına ilişkin yükümlülükleri      düzenleyen 15. madde “Kart kullanımından doğan sorumluluk, sözleşme      imzalandığı ve kartın zilyetliğine geçtiği veya fizikî varlığı bulunmayan      kart numarasının öğrenildiği andan itibaren, kart hamiline aittir.” Hükmü      ile kredi kartlarına ilişkin bir düzenleme getirmiş oluyor Çünkü kredi      kartları, şifresiz ve on-line otorizasyon alınmadan da kullanılabildiği      için kartın teslim alınması ile birlikte sorumluluğun doğması normaldir.      Ancak banka kartı ancak şifresi de teslim edilirse işlem yapabilir ve risk      yaratabilir. O halde banka kartları için sorumluluğun kart ve şifre      tesliminin tamamlanması ile başlayacağı kabul edilmelidir. Şifrenin posta      yoluyla, şube aracılığıyla veya çağrı merkezi üzerinden teslim edilmiş      veya üretilmiş olması önemli değildir.</li>
<li><span style="text-decoration: underline;">Kartın imzalanması konusu</span> da benzer bir düzenlemeye sahiptir. Yine      15. maddede konu, “Kartın imza hanesinin kart hamili tarafından imzalanmış      olması zorunludur” şeklinde düzenlenmiştir. Konu, chip&amp;pin uygulaması      ile önemini yitirmiş olmasına rağmen, bazı şartlar altında şifresiz ve on-line      otorizasyon alınmaksızın da kullanım imkanı halen olduğundan önemini bir      anlamda korumaktadır. Banka kartları ise çoğunlukla ATM’lerde kullanılır      ve imza elbette gereksizdir. Alışverişlerde kullanıldığında ise, işlem      imza ile değil şifre ile tamamlanır. İmza aranmaz. O halde banka kartının      arkasının imzalanmasının ne anlamı kalıyor?</li>
</ol>
<p>Banka ve kredi kartları için hazırlanmış yasa kredi kartlarına mahsus hükümlerle banka kartlarına mahsus hükümleri ayrıştırılmalı idi. Bankalar tarafından ihraç edilmiş olmaları ve her ikisinin de ileri teknoloji kullanıyor olmaları, hukuken aynı statüye konmaları için yeter sebep değildir. Yasanın banka kartları ve kredi kartlarını birlikte kapsayacağı alan yalnızca güvenlik ve kalite standartlarını belirleyen kurallar olmalı idi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilhansungur.com/2010/02/kredi-kartlari-ile-banka-kartlari-ayni-hukumlere-tabi-olur-mu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Parayla Şaka Olmaz</title>
		<link>http://www.ilhansungur.com/2009/11/parayla-saka-olmaz/</link>
		<comments>http://www.ilhansungur.com/2009/11/parayla-saka-olmaz/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Nov 2009 21:01:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isungur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Memleketim]]></category>
		<category><![CDATA[Yasalar]]></category>
		<category><![CDATA[banka]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[kamera]]></category>
		<category><![CDATA[para]]></category>
		<category><![CDATA[şaka]]></category>
		<category><![CDATA[zimmet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilhansungur.com/?p=407</guid>
		<description><![CDATA[Samsun&#8217;da çalıştığı bankada sayım sırasında arkadaşlarına para alıyormuş gibi şaka yapınca başına gelmedik kalmadı! SAMSUN (İHA) Samsun&#8217;da görev yaptığı bankada akşam sayımı sırasında arkadaşlarına para alıyormuş gibi güvenlik kamerasına doğru şaka yapan bayan operasyon şefi, bir gün sonra bankadan 50 bin euronun çalındığının ortaya çıkması üzerine &#8216;zimmet&#8217; suçundan 7 yıl 6 ay hapis, 30 bin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Samsun&#8217;da çalıştığı bankada sayım sırasında arkadaşlarına para alıyormuş gibi şaka yapınca başına gelmedik kalmadı! SAMSUN (İHA)</p>
<p>Samsun&#8217;da görev yaptığı bankada akşam sayımı sırasında arkadaşlarına para alıyormuş gibi güvenlik kamerasına doğru şaka yapan bayan operasyon şefi, bir gün sonra bankadan 50 bin euronun çalındığının ortaya çıkması üzerine &#8216;zimmet&#8217; suçundan 7 yıl 6 ay hapis, 30 bin TL&#8217;de para cezasına çarptırıldı.</p>
<p>Mahkeme heyeti ayrıca, bayan bankacının 50 bin euro parayı de geri ödemesine karar verdi. TEB Samsun Şubesi&#8217;nde operasyon şefi olarak görev yaparken akşam sayımından sonra kasaya konulmak üzere çantaya konulması gereken paraların arasından 50 bin euroyu kendi çantasına koyduğu iddiasıyla &#8216;zimmetine para geçirmek&#8217; suçundan hakkında dava açılan Dilek Şahin (34) Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nde yargılanması sona erdi. Tutuksuz olarak yargılanan Dilek Şahin, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.</p>
<p>Müdürlüğe terfi beklerken güvenlik kamerası karşısında böyle bir olayı gerçekleştirmesinin mümkün olmadığını belirten Şahin, &#8220;Normalde kasayı sayarak teslim alıyoruz. TL ve dövizi ayrı ayrı çantalara yerleştiriyoruz. Paralar elimizdeydi. O sıra gişedeki bir arkadaş, &#8216;Paraları aldık. Elinde paralar nereye gidiyorsun?&#8217; deyince kameraya doğru şaka yaptım. Bu sırada arkadaş kameranın çektiğini gösterdi. Şakalaşıp parayı kasaya gönderdik. Bir gün sonra 50 bin euro kasa açığı çıktı. Bana, &#8216;Sen kameraya doğru şaka yapmıştın, sen almış olabilir misin?&#8217; diye sordular.</p>
<p>Müfettişler geldi ve daha sonra hakkımda dava açıldı. Birileri parayı aldı, kameraya doğru şaka yapınca olay benim üzerime kaldı&#8221; dedi. Bankanın güvenlik kamerası kayıtlarında şaka olayı saniye saniye kaydedilirken, paranın alınma olayının ise kesin olarak belli olmadığı ortaya çıktı. Mahkeme heyeti, Dilek Şahin&#8217;i vicdani kanaatlerine göre &#8216;zimmet&#8217; suçundan 7 yıl 6 ay hapis, 30 bin TL de adli para cezasına çarptırdı. Şahin&#8217;in ayrıca 50 bin euro parayı geri ödemesine karar verildi. Dilek Şahin&#8217;in avukatı Suat Uzun, Yargıtay&#8217;a itirazda bulunacaklarını söyledi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilhansungur.com/2009/11/parayla-saka-olmaz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hoş Gelişler Ola 5915 Sayılı Yasa</title>
		<link>http://www.ilhansungur.com/2009/07/hos-gelisler-ola-5915-sayili-yasa/</link>
		<comments>http://www.ilhansungur.com/2009/07/hos-gelisler-ola-5915-sayili-yasa/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 13:16:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>isungur</dc:creator>
				<category><![CDATA[Di-yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Yasalar]]></category>
		<category><![CDATA[5464]]></category>
		<category><![CDATA[5915]]></category>
		<category><![CDATA[Bankacılık]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[kanun]]></category>
		<category><![CDATA[kart]]></category>
		<category><![CDATA[kart hamili]]></category>
		<category><![CDATA[kredi kartı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ilhansungur.com/?p=259</guid>
		<description><![CDATA[5915 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunununda değişiklik yapan kanun hakkında.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong></p>
<p>TBMM tarafından 24.6.2009 tarihinde kabul edilen 5915 sayılı “Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” iki maddelik bir kanundur. Bir maddenin geçici madde olduğu düşünülürse tek Maddelik bir kanun olduğu dahi söylenebilir. Birinci madde 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 24.maddesini değiştirirken, ikinci madde temerrüde düşmüş kredi kartı borçlularının borçlarını yeniden yapılandırma imkanı veren geçici bir maddedir.<span id="more-259"></span></p>
<p>Birinci maddede, 5464 sayılı yasanın 24/3 fıkrasındaki “Sözleşmede belirtilen asgari tutar, dönem borcunun yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Hesap özetinde yer alan asgari ödeme tutarı son ödeme tarihinde ödenmediği taktirde, kart hamili ödenmeyen tutar için sözleşmede öngörülen gecikme faizi dışında bir yükümlülük altına sokulamaz” hükmünü genişleterek, “Sözleşmede belirtilen asgari tutar dönem borcunun yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Kurul Hazine Müsteşarlığı ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının olumlu görüşünü alarak, bu oranı yüzde kırka kadar artırmaya, artırdığı oranı yüzde yirmiye kadar düşürmeye veya belirtilen sınırlar dahilinde söz konusu oranı kart hamili grupları itibariyle farklılaştırmaya yetkilidir. Hesap özetinde yer alan asgari ödeme tutarı son ödeme tarihinde ödenmediği takdirde kart hamili ödenmeyen tutar için sözleşmede öngörülen gecikme faizi dışında bir yükümlülük altına sokulamaz” şeklinde iki ana unsuru maddeye eklemiştir.</p>
<p>Birincisi %20 asgari ödeme oranını sabit oran olmaktan çıkarıp bu oranı iki katına kadar artırmaya veya eski haline kadar düşürmeye BDDK’ya yetki tanınmıştır. Ancak bu konuda BDDK tek başına yetkili kılınmamış, Hazine Müsteşarlığı ile T.C.Merkez Bankasının da olumlu görüş bildirmeleri şartına bağlamıştır.</p>
<p>Bu değişikliğin ilgi çekici yönü, oranın yalnızca artırım yönünde değiştirilebilmesi, düşürme yönünde yetki tanınmamasıdır. Asgari ödeme oranı konusunda yasama organının bir saplantısı olduğunu görüyoruz. 5464 sayılı yasanın taslağında asgari ödeme oranı %10 olarak öngörülmüştü. Ancak mecliste %20’ye çıkarıldı. BU kez 5915 sayılı yasa taslağında BDDK’ya asgari ödeme oranını değiştirebilme yetkisi veren madde, asgari ödeme oranını %10 ile %30 arasında belirleyebilme yetkisini öngörüyordu, fakat meclis yine taban oranı %20’ye yükseltti.</p>
<p>Asgari ödeme oranının yüksek tutulma gerekçelerini, meclis tutanaklarından okuduğumuzda görüyoruz ki, tüm kaygı kredi kartları ile kredi kullanılmasını önlemek, kredi kartlarının kredileme kolaylığının kolay borçlanmaya teşvik etmesini önlemek, kartları ödeme aracına indirgemek, sektör jargonunda kullanıldığı haliyle “chargecard”a indirgemek. Bütün bu söylemlerin arkasında hep halkı korumak kollamak, koruyucu devlet olmak düşüncelerinin yattığı apaçık.</p>
<p>İyi niyet çok saygı değer bir nitelik şüphesiz.</p>
<p>Ancak madalyonun bir de ters tarafına bakalım.</p>
<p>BDDK raporlarına göre Mart 2009 itibariyle ülkemizde 43,5 milyon tedavülde kredi kartı vardır. Bu kartların toplam borç bakiyesi ise, 33,1 milyar TL’dir. Tüketici kredileri toplamı ise 80,55 milyar TL’dir. Takipteki alacaklar ise kredi kartlarında 3 milyar, tüketici kredilerinde 2,7 milyar TL’dir. Orantılarsak, tüketici kredilerinin %3,3’ü, kredi kartlarının %10’u vadesinde ödenememiş, icraya intikal etmiştir. Risk yönünden kredi kartlarının önde olduğu apaçık görülüyor. Kaldı ki, kredi kartı alacaklarının yasal takibe aktarılmasında da her zaman gecikme vardır, aktarılan kısım kadar normal hesaplarda kalmış temerrüde düşmüş müşterilerin de olduğu bilinir. Takipteki alacakların yüksek görünmesi hoş karşılanmaz. O nedenle bazı alacaklar idari takip safhasında uzun kalır, hemen yasal takip hesaplarına aktarılmaz. Aktarıldığında karşılık ayrılması gerekecek ve karlılık olumsuz yönde etkilenecektir.</p>
<p>Kredi kartı alacaklarının 11 milyar liralık kısmı taksitli olarak ödenmektedir. Bu rakamlardan anladığımıza göre, asgari ödeme oranı 11 milyar liralık borcu oluşturan kart hamillerini yakından ilgilendiriyor.</p>
<p>Asgari ödeme oranı artırıldığında, kart hamillerinin de hemen aynı oranda ödemelerini artırmaları beklenmemeli. BU kesim zaten mümkün olan en yüksek ödemeyi yapmaktadır. Asgari ödeme oranı artırıldığında borçluların muhtemelen büyük kısmı asgari ödeme tutarlarını ödeyemeyecek, ödeyemedikleri asgari ödeme tutarları için bu kez temerrüt faizi ödemek zorunda kalacaklardır. Daha da ötesi, asgari ödeme tutarını üç dönem yatıramayan borçlu, bu kez icra tehdidi altında kalacaktır. Düşük asgari ödeme oranı ile daha az oranda faiz ödeyerek borçluluğunu itibarlı bir şekilde sürdüren kart hamili, artan asgari ödeme oranı ile birlikte, hem daha yüksek maliyete katlanmak zorunda kalacak hem de icraya düşerek itibarını ve sosyal statüsünü yitirecektir. Düşük asgari ödeme oranları bu ihtimalleri ötelemişken, oranın yükselmesi ile kişi doğrudan batırılmıştır. Asgari ödeme oranını yükseltmekle kim korunmuş oluyor, sorusu ortadadır. Son günlerde iş âleminde çok tartışılan “kredilerin geri çağrılması” olayı, asgari ödeme oranının yükseltilmesi halinde bireylere uygulanmış olacaktır. Kaldı ki, ticari kesimde dahi geri çağırma gerçekte uygulanmadı.</p>
<p>Yasa koyucunun iyi niyeti açıkça ortada. Ancak, “cehenneme giden yolun iyi niyet taşları ile döşendiği” gerçeğini de unutmamak gerekiyor.</p>
<p>11 milyar TL tutarındaki kredi kartı alacağının taksitlendirilerek/kredilendirilerek ödendiğini görmüştük. BU kesim şu anda asgari ödem oranı ile durumunu idare etmeye çalışıyor. Yani borç bakiyelerinin %20’sini, ki toplam borcun 2,2 milyarı ediyor, ödeyerek borçluluklarını sorunsuz sürdürmeye uğraşıyorlar. Ödeme oranı %30’a çıkarılacak olursa, bu kesimin ödemesi gereken miktar 3,3 milyara çıkacaktır. Bunu ödeme imkanları çok şüphelidir. Yine en fazla 2,2 milyar ödeyebilecekler, ödeyemedikleri 1,1 milyar için temerrüt faizi ödemek zorunda kalacaklardır. Bu da kart hamillerinin 8,25 milyon TL fazla aylık ödeme yapmaları demektir. Yıllık 100 milyon TL’ye tekabül edecektir.</p>
<p>Kart hamillerini koruyalım derken, kart hamillerinin cebinden, hem de ödeme gücü en düşük kesimin cebinden, yıllık 100 milyon TL daha alınıp bankalara aktarılacaktır! İyi niyet…</p>
<p>Asgari ödeme oranı ile oynamanın yaratacağı diğer bir sorun da, bankaların bu oranı tek taraflı olarak artırma konusunda ne kadar yetkili oldukları hususudur. BDDK bu oranı %40’a çıkaracak olsa, %20 üzerinden düzenlenmiş eski sözleşmeler ne olacaktır. Kişiler arasında özel hukuk hükümlerine göre yapılmış bir sözleşme, sözleşmeye taraf olmayan kamu otoriteleri tarafından değiştirilmeye zorlanıyor. BU değişiklik kart hamillerine 5464 sayılı yasanın 25. maddesinde açıklandığı şekilde son hesap özetine konulacak bir not ile yapılacaktır. Kart hamili bu hesap özetini aldıktan sonra kartını kullanmaya devam ederse değişikliği kabul etmiş sayılacaktır.  Sözleşme değişikliğine ilişkin madde:</p>
<h1><em>Sözleşme değişiklikleri</em></h1>
<p><strong><em>MADDE 25 -</em></strong><em> Sözleşmede yapılacak değişiklikler kart hamiline bildirilir. Bu değişiklikler bildirimin yapıldığı döneme ilişkin son ödeme tarihinden itibaren hüküm ifade eder. Bildirimin ait olduğu döneme ilişkin son ödeme tarihinden sonra kartın kullanılmaya devam olunması halinde, sözleşmede meydana gelen değişikliklerin kabul edildiği addolunur. Faiz oranının artırılması durumunda ise bu değişikliğin hüküm ifa de edebilmesi için otuz gün önceden kart hamiline bildirilmesi zorunludur. Kart hamili faiz artırımına ilişkin bildirim tarihinden itibaren en geç altmış gün içinde tüm borcunu ödeyip kredi kartını kullanmaya son verdiği takdirde faiz artışından etkilenmez</em></p>
<p>Bu madde hükmüne göre, kart hamili, asgari ödeme oranının artırıldığını bildiren hesap özetini aldıktan sonra kartını kullanmaya devam ederse yeni ödeme oranını kabul etmiş sayılacak. BU hükmü tersinden okuyacak olursak, kartını kullanmayan kart hamili, asgari ödeme oranı değişikliğini kabul etmemiş sayılacak ve ona eski oran üzerinden hesap özeti gönderilmeye devam edilecektir.</p>
<p>5915 sayılı yasanın 1. maddesi, kamu hukukuna “müşteri segmentasyonu” kavramını da sokmuş bulunuyor! Yasa BDDK’ya, asgari ödeme oranını, belirtilen sınırlar içinde kalmak kaydıyla, “kart hamili gruplarına göre” farklı uygulama olanağı da getiriyor.  Bu yetki kapsamında BDDK; “Yaşı ellinin üzerinde olan müşterilerinize asgari ödeme oranını %40 uygulayın” diyebileceği gibi, “İstanbul’da oturanlar %35, Ankara’da oturanlar %20 ödesin” de diyebilir. Kart hamili gruplamalarının sınırı yoktur. Seçilen kriter ne ise gruplar o şekilde oluşur.</p>
<p>Sorun, bankaların veri tabanında olmayan bir kritere göre BDDK gruplama yapacak olursa, bankaların ne yapacağıdır.</p>
<p>Ya bankalar bu kurallara uymazsa ne olacak? 5464 sayılı yasanın 35. maddesi bunun yanıtını da vermiştir:</p>
<p><em>“</em><em>f) 24 üncü ve 25 inci maddelerine aykırılık halinde ikibin Yeni Türk Lirasından onbin Yeni Türk Lirasına kadar&#8230;”</em></p>
<p>Herkese iyi çalışmalar…</p>
<p>İlhan  Sungur</p>
<p>İstanbul, 01.07.2009</p>
<p style="text-align: justify;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ilhansungur.com/2009/07/hos-gelisler-ola-5915-sayili-yasa/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
